Bir Gece Daha Lütfen!

Bir Gece Daha Lütfen!

Koh Tao’ya adım atmamla birlikte okyanusta geçen zorlu yolculuğa dair herşeyi zihnimden silip atıyorum. Beni karşılayan manzara, parlayan güneş, sıcaklık, kumsal… Herşey o kadar güzel ki; şimdiden buranın hayatımdaki önemli noktalardan biri olacağını hissedebiliyorum. Yolculuktan dolayı midem o kadar kötü ki hiçbir toplu taşıma aracına binmesem, yürüyüp temiz hava alsam, güneşin tadını
çıkarsam iyi olacak. Kalacağım hostel 3 km mesafede. Çantam biraz ağır ama yürüyebilirim sanırım. İlk etapta temiz hava çok iyi geliyor, mide bulantım kesiliyor ama çantanın ağırlığı ile birlikte sıcaklık kendini hissettirmeye başlıyor. Otostop mu taksi mi, yürünür mü, önümdeki adam yürüyorsa ben de yürürüm derken 1km bitiyor bile. Birden scooterlı bir kız duruyor, “Nereye gideceksen ben seni götüreyim, bu yolda yürüme burası tehlikeli” diyor. Şans yine benden yana. Adayı şimdiden sevdim. Adının Didi olduğunu öğrendiğim kız beni hostele kadar bırakıp görüşürüz diyerek ayrılıyor.

Hostele 3 günlük ödeme yaparak yerleşiyorum. Hostel bana biraz defalarca gittiğim ama bozulmasını istemediğim için hakkında asla yazmadığım Kabak Koyu’nu hatırlatıyor. Ooooh hayat çok güzel.

Adada ilk günde ne yapılır ki diyerek kendimi sahile atıyorum ve cennette olduğuma bir kez daha emin oluyorum. Nasıl olduğunu anlayamadan sahilde yayılarak 3 gün geçiveriyor ve ne bir biletim ne de bir planım olduğu için program yapmak için bir gece daha kalmaya karar veriyorum.

Ertesi gün hostelden arkadaşlarım ile birlikte civarın en meşhur adası Koh Nan Yuang‘a gitmeye karar veriyoruz. Sıkı bir pazarlık ve heyecanlı bir taxiboat yolculuğunun ardından adaya varıyoruz. Beyaz kum, berrak su.. Rüya gibi.. Anlatmaya kelimeler yetmez.

Birbirinden farklı milletten insanlar bir araya geldiklerinde genellikle birbirlerinden öğrendikleri ilk şey küfür ya da benzeri şeyler oluyor. Türk el hareketleri yabancılar için gerçekten çok ilgi çekici. Fransız arkadaşım Thomas (lütfen ismiyle dalga geçmeyin) epey pratik yaptı konuyla ilgili. Aşağıdaki videoda görebilirsiniz.

Bugünü de Koh Nan Yuang’da geçirdim ve hala bir biletim ve daha önemlisi nereye gideceğime dair planım yok. Kamboçya’dan önce Chiang Mai ve Pai sanırım iyi bir fikir olacak. Hostele bir gece için daha ödeme yapıyorum.

Ertesi gün için bilet bakarken Chiang Mai’den Kamboçya’ya direk giden bir tren olmadığını ve her halükarda Bangkok’a uğramam gerektiğini farkediyorum. Bu durumda o kadar kuzeye çıkıp yeniden güneye inmek mantıklı olmayacak.
Bütün plan alt üst oluyor.

Krabi ve Koh Phi Phi daha mı güzel ne!

Evet rota Krabi! Yarın sabah ilk işim Krabi’ye feribot ve otobüs bileti almak olacak.

Sabah zihnimde bir soru işareti ile uyanıyorum. Sualtı turizmi ile meşhur bu adada iken neden dalış kursuna yazılmıyorum? İzmir’de sertifika almak istesem, sürekli Karaburun’a gidip gelmem gerek, burada daha kolay olacak, hem de vakitten bol neyim var.

Feribot bileti yerine SSI mı PADI mi, hangi dalış okulu daha iyi diye araştırma yapmaya başlıyorum. Arkadaşımın tavsiye ettiği dalış okulunda tüm sorularıma çok net yanıtlar alıp, enerjik ve hoş sohbet çalışanlarını görünce doğru yerde olduğumu anlıyorum ve o gün başlamak üzere olan 4 gün sürecek Open Water Dive kursuna kayıt oluveriyorum.

Hostele 3 gece için daha ödeme yapıyorum.. Her gün bir bahane üretiyorum. Sanırım Koh Tao dan uzunca bir süre ayrılamayacağım..

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci