Isla Mujeres ve MUSA Sualtı Müzesi

Isla Mujeres ve MUSA Sualtı Müzesi

Cancun’un coşkulu gece hayatından ve lüks yaşamından kendini soyutlamak isteyenlerin kaçış noktası haline gelen Isla Mujeres adası, bundan yaklaşık 3000 yıl kadar önce Mayalar zamanında ay, bereket, sağlık ve mutluluk tanrıçası Ixchel’e adanmış. Ixchel için adanın güney ucuna inşa edilen tapınak o kadar büyük ve yüksekmiş ki aynı zamanda denizcilerin yolunu bulması için deniz feneri olarak da kullanılmış. Ada 1517’de Francisco Fernández de Córdoba tarafından keşfedilene kadar tapınak olarak kullanılmaya devam etmiş. Bir efsaneye göre o dönemde adanın tek sakinleri kendisini Tanrıça Ixchel’e adamış bir rahibe ve onun kadın müritleriymiş. Bundan mıdır yoksa ada içerisinde Ixchel’in çok sayıda kilden heykelinin bulunmasından mıdır bilinmez, ada Isla Mujeres İspanyolca anlamı ile kadınlar adası adını almış.

Isla Mujeres’te Yaşam

Artık adanın her yerinde kadın heykelleri yer almasa da Meksika’nın genelindeki duvar sanatları ve dans kültürü burada da kendini yoğun bir şekilde gösteriyor. Sokak aralarında yürürken, birbirinden güzel duvar resimleri ve dans edip eğlenen insanlarla karşılamak adanın büyüleyiciliği bir kat daha arttırıyor. Ada sakinleri turistlere karşı oldukça sıcakkanlı ve yardımseverler ve bugünlerde geçimlerini genel olarak balıkçılık ya da dalıştan sağlıyorlar.

Ada sualtı zenginliği ile dikkatleri üzerine çekiyor. Sahilleri, resifleri, Ilık ve temiz suyu, engin deniz canlısı çeşitliliği ile şnorkel ve tüplü dalış için güzel bir ortam sunuyor. Bu göz alıcı güzelliği görmek için Cancun’dan ve civardan gelen şnorkel ve dalış turları tekneleri gün içerisinde sahili yoğun bir şekilde dolduruyorlar.

MUSA

Bu yoğunluk ile birlikte sualtı canlılığını korumak daha büyük bir önem kazanıyor. Resifleri korumakla yükümlü yetkililer, resiflerin zarar görmeye başladığını fark ettiklerinde acı bir gerçek ile karşılaşıyorlar. Resifler, turistlerin en yoğun olarak uğradığı alan Manchones resifleri, dalış yapanlar ve tekne çapaları nedeniyle en büyük zararı görüyor. Bu nedenle de turistleri özel olarak yerleştirilmiş mercanların olduğu bir alana yönlendirip Manchones resiflerinden uzaklaştıracak bir alanda dalış yaptırmak için bir proje geliştirmeye karar veriyorlar. Araştırmalar sonucunda hem bir heykeltraş hem de bir dalış eğitmeni İngiliz Jason deCaires Taylor ile karşılaşıyorlar. Taylor iki farklı bakış açısını bir araya getirerek sualtındaki heykeller projesini gerçekleştiriyor. Bu proje sadece sualtına yerleştirilecek güzel heykellerden ibaret olmayacak aynı zamanda heykellerin yapımında kullanılan özel malzeme sayesinde sualtı yaşamına uyum sağlayacak, ilerleyen zamanlarda deniz canlılarına birer yuva haline gelecek bir proje haline geliyor.

Toplam 5 yıl süren çalışma ile 487’si Taylor’a kalanları da 5 Meksikalı sanatçıya ait olan toplam 500 adet heykel suya indirilmiş. Taylor’ın eserleri ile yaratılan müze toplamda 12 galeriden oluşuyor. Galeriler şnorkel ve dalış yapanlara hitap ettiği için 4 ve 8m‘lik iki farklı derinliğe yerleştirilmişler.

Taylor bu projeye The Silent Evolution (Sessiz Evrim) adını vermiş. Projesindeki heykeller, insanların çevreleri ile hem pozitif hem de negatif şekilde nasıl iletişim kurduklarını gösteriyor. İnsanların doğayla iç içe yaşayabildiğini gösterdiği gibi aynı zamanda insanoğlunun doğaya nasıl zarar verdiğini de güzel bir şekilde yansıtıyor.

Heykellerin her biri etrafını nasıl gördüğü yüzlerindeki ifadeler ile yansıtıyorlar. Heykeller aynı zamanda Taylor’ın yakınında yaşadığı balıkçı kasabasındaki bireylerden esinlenerek yapılmış. Her bir heykelin kendine ait bir karakteristiği ve hikayesi var.

Heykellerin suya indirildikleri 2010 yılından bu yana geçen süre de keskin hatlarını kaybetmiş ve deniz yaşamının birer parçası haline gelmeye başlamışlar bile. Cancun’a yolu düşenler bu sessiz evrimi gözlemlemek için adaya yarım saatlik bir feribot seferi ile ulaşabilir.

Diğer Meksika maceraları için…
http://bilinmeyenrota.com/gezi/k-amerika/meksika/

 

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci