Kamboçya Kapıda Vize ve Dolandırıcılıklar

Kamboçya Kapıda Vize ve Dolandırıcılıklar

Tayland’dan Kamboçya’ya karayolu ile geçmeye karar verdiğimde her zamanki gibi gece konaklama masrafından kurtulmak için gece otobüsü ile gitmeye karar verdim ancak sınırın gece kapalı olduğunu ve gece otobüsünün gündüz otobüsünden kat be kat pahalı olduğunu farketmem ile birlikte hemen gündüz otobüsüne çark ettim. 7 dolara Bangkok’tan Siem Reap’e kadar giden bir otobüs bulduğumda havalara uçtum. Vize işini konsolosluktansa, kapıda halletmeye ve kapıdaki vize komisyoncularına da para kaptırmamaya kararlıyım. Kapıda Kamboçya vizesi alınırken genellikle en çok yapılan iki hatadan birisi, üniformaya benzer kıyafetleri ile vize komisyoncularını sınır kapısı zannedip onlardan vize almak, ya da sınır kapısında polisin sorma ver paralarını ödemek. Kararlıyım vukuatsız sınırdan geçeceğim..
Hostelin aracılığı ile ayarladığım sabah beni 7 de alması gereken otobüs 7.20 de hala ortada yoktu. Tabi bu Güneydoğu asya’nın tipik bir özelliği olsa da kaldığım hostele durumu bildirdim. Otobüs kaçtaydı dediler. 7 diyince bekle bekle gelir diye tepki verdiler. Saat 7.45 te hala gelen giden olmayınca artık birşey yapsanız diye cırlamaya başladım. 45 dakika geç kalınması artık orası içinde anormal durum olsa gerek, görevliyi uyandırdılar. Görevli otobüs firmasını aradı. Tamam gelecekler dedi. Ya arkadaş saat olmuş 7.45 kim gelecek. Hadi geldi diyelim bu otobüs kaçta kalkıyor. Madem bu kadar geç kalkıyor neden beni sabah 7de kapıya dikiyorsun diye içimden söylenip, bir yandan da aracı bekliyorum. Saat 8.05 civarı bir motosikletli eleman geldi beni aldı. Önce bir durağa gittik, otobüs oradan geçmiş bir sonrakine gittik. Otobüs önce biz arkada motorla takip ediyoruz. Neyse bir şekilde beni yetiştirdiler, yola koyuldum.

Sıkıntısız bir yolculuğun ardından sınıra bir kaç km kala bir dinlenme tesisi gibi bir yerde durduk. Açıklama yapıldı, buradan gideceğiniz yönlere göre otobüslere dağılacaksınız vs vs. Her birimize nedenini anlayamadığım bir şekilde ülkemiz sorulup ve yine sistemini anlayamadığım bir şekilde farklı renklerde birer sticker verildikten sonra teker teker çağrılmaya başladık. Birisi geliyor karışık bir düzende içeri alıyorlar. İçerde üniformalı bir adam oturuyor. Önce güzel bir şekilde halini hatrını soruyor, sonra vizen var mı diyor. Yok dediğinde işte tamam o zaman iki fotoğraf ver bir de şu formu doldur diyor. Vize ücreti ne kadar diye sorduğumda 45 dolar diye cevap verdi. Tatlım kusura bakma ama kapıda 25 dolar niye senden alayım diyince işte çok sıra olduğu ve vizeye de zam geldiği gibi saçma açıklamalarda bulundu. Hayır ben kapıda alacağım vizeyi diye ısrar edince de, sinirlenip iyi o zaman sen bilirsin sınırı da tek başına geçersin o halde diye söylendi. Sınırı tek başıma geçmek? Tamamen kendimi kötü hissetmem için söylenmiş bir söz. Elimden tutup geçirmeyecekler ya, zaten tek başıma geçeceğim. Karşı tarafta başka bir otobüs bekliyor. Beni özel bir araca bindirip sınır kapısına kadar bıraktılar. Tayland’dan çıkışta enteresan bir şekilde geçrekten uzun bir kuyruk vardı ancak bunun vize ile hiçbir ilgisi yok çünkü burası Tayland kapısı. Bunu da geçtikten sonra Kamboçya sınırına ulaşacağım. Tayland kapısından çıkıp Kamboçya’ya doğru ilerlerken, üzerime yapıştırdığım renkli sticker yola uçuverdi. Öyle bir noktadayım ki tellerden tırmanıp yola atlamam mümkün değil, ancak o stickerı almazsam otobüse binmem mümkün değil. Tek ispatım o. Elimde ne fatura var ne birşey. Tellerin arkasından yoldan motorla geçen bir gence el kol yapıp durdurdum, sonra da stickerı vermesini rica ettim. Sağolsun motordan inip stickerı alıp verdi. Binbir teşekkür ettim tabi. Tek kadın seyahat etmenin faydalarını bu gibi anlarda görmek sevindirici.

Kamboçya sınırına doğru ilerlerken uluslararası alanda bir casino hotel olduğunu görünce epey şaşırdım. Daha önce hiç böyle birşey görmemiştim aklıma da gelmezdi. Türk mantığının bile üstünde.. Ben aval aval otele bakıp yürürken, bir adam beni durdurup vizem olup olmadığını sordu. Yok diyince vize ofisini geçtin arkanda kaldı diye uyardı. Ona da teşekkür edip vize ofisine döndüm. Polisler elime formu ve kalemi tutuşturup doldurmamı istedi. İki tip vize alınabiliyor, birincisi 30$ turist vizesi diğeri 35$ ordinary vize. İki vizenin farkı ülkede daha uzun süre kalmak ve vizeyi uzatmak isterseniz ordinary ile mümkün ancak turist vizesinde çıkıp ülkeye yeniden girmek gerekiyor. Benim uçuş tarihim belli olduğu için turist vizesine başvurdum. Bu arada gerçekten zam gelmiş ama 5$. Başvurunun yapıldığı camda vize ücreti 30 dolar yazıyor ancak bankın üzerinde kartona elle 30 dolar + 100 baht gibi bir rakam yazılmış. Bu ne yahu demeye kalmadan adamlar 30 doların yanı sıra benden 100 baht istedi. Ya bu ne dedim. İşlem ücreti dediler. İyi de bunun herhangi bir geçerliliği yokki elle yazmışsınız kartona, bak camda 30$ yazıyor diyince, sinirlenip evraklarımda eksik aramaya kalktılar. Bu kısmı da para kaptırmadan atlatınca kendimle inceden bir gurur duydum. Vizeyi de sıra beklemeden 5dk içerisinde alıp, elimdeki renkli sticker ile otobüsü aramaya koyuldum. Ben otobüsü değil ama elimdeki zımbırtıyı görünce otobüs beni buldu ve Siem Reap yolculuğum başlamış oldu. Hepsi bu kadar kolay. Sadece biraz dik durmak ve sabretmek gerekiyor.
Merhaba Kamboçya ben geldim. Bekle beni Angkor Wat!

Yorum ( 2 )
  1. Mustafa
    04/10/2015 at 13:32
    Cevapla

    Dikkatli olunmalı. Her yere var böyle insanlar. İnsan demek te yanlış aslında.

  2. Dogan
    01/11/2015 at 15:43
    Cevapla

    Aferin Kiz 😀

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci