Krabi, Deniz ve Yağmur

Krabi, Deniz ve Yağmur
 krabi

Koh Tao’ya gelirken yaşadığım feribot faciasından sonra dönüş için hem daha ucuz, hem de yataklı olan gece feribotunu tercih ediyorum. Gece feribotu bir harika dostum.

Tüm yataklar yerde yan yana sıralanmış durumda. Arada boşluk yok. Sağımda bir Amerikalı siyahi, solumda bir Taylandlı var. Ben küçük hacmime rağmen, çift kişilik yatağın %80 ini kaplayan tiplerden olduğum için kimseyi rahatsız etmemek adına biraz dikkatli olmam gerekiyor.

Işıklar kapanıyor, uyuyorum mecburen.Ne olduğunu anlamada sabah olmuş bile. Otobüs aktarması ile Krabi ye geçiyorum.

Bangkok’ta kedi bakıcılığı yaptığım evde kalan diğer gönüllülerden Gökhan ve Erinda, ortak hiçbir plan yapmamamıza rağmen aynı tarihlerde Krabi’ye geliyor. Erinda ben önce gelip kalacağımız odaya yerleşmiş bile. Benim gelmem biraz vakit aldı tabi, kalacak yerleri olmayanan Kanadalı iki kişiyi de ucuz yer biliyorum diyerek yoldan toplayıp konukevine getirdim. Onlar da bizim yan odamıza yerleştiler.

Gelir gelmez Erinda’nın talebi üzerine sahile gitmeye karar veriyoruz. Tayland’lı arkadaşımız Jenny, bizi en sessiz sakin ve güzel kumsallara götürecek. Motorlara atlayıp yola düşüyoruz. Yolda, geldiğimden beri ilk kez ezan sesi duyuyorum. Sınıra yakın alanda müslümanlar olduğunu biliyordum ama bu bölgeyi duymamıştım. Malezya sınırına yaklaştıkça islamiyet kendini hissettirmeye başlıyor.

Jenny bizi adını bilmediğim, bizden başka sadece bir kaç turistin olduğu bir kumsala getiriyor. Koh Tao’dan sonra ufak bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Kumsal çok güzel ama Pasifik okyanusunun berraklığı Hint okyanusunda yok. Yine de Erinda’nın bir ay sonunda ilk kez deniz görmesi ile yaşadığı coşku hepimize bulaşıyor ve çocuklar gibi eğlenmeye başlıyoruz. Her kulaçta kendimi biraz daha rahatlamış, biraz daha özgür ve stresten arınmış hissediyorum. Life is hard sometimes!

Bulutların yaklaştığını gören Jenny, yağmurdan kaçmak için başka bir kumsala gitmeyi öneriyor. Hemen yola koyuluyoruz. Yine bir harika kumsal ama yağmurdan kaçış yok. Biz denizdeyken ilk damlalar düşmeye başlıyor. Aldırmadan eğlenmeye devam ediyoruz. Denizden çıkmanın bir anlamı yok, su dışarıdan daha sıcak.. Derken yağmur şiddetini arttırıyor ve mecburen yola koyuluyoruz. Yağmur altında motorlarla ilerliyoruz. Yaklaşık yarım saatten fazla bir yolumuz var.

Donuna kadar ıslanmak tabirini bire bir yaşıyoruz ama umrumuzda değil çünkü mutluyuz.

Düşen yağmur damlalarıyla ıslanmak her damlada içinde biriktirdiğin kötü hislerden, negatif tecrübelerinden arınmak güzel.. Hayatımın hiç bir evresinde bu kadar dingin hissettiğimi hatırlamıyorum. Sorumluluklardan sıyrılmak güzel şey!

Yorum ( 1 )
  1. Mustafa Tekin
    24/01/2015 at 17:44
    Cevapla

    o anı hissettim sanki. harika bir yazı.

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci