Kültürel Bariyerleri İngilizce ile Yıkın

Kültürel Bariyerleri İngilizce ile Yıkın

Pek çok insan, işyerinde, tatilde ya da günlük hayatında, farklı kültürden biriyle sohbet edebilmek için İngilizce öğreniyor. Öte yandan sadece kendi kültürümüzden gelen insanlarla münasebet içinde olmak isteseydik, İngilizce öğrenmenin hiçbir anlamı olmazdı! O nedenle İngilizce eğitim, farklı kültürleri tanımak için açılan ilk kapıdır.

Peki İngilizce öğrenmek gerçekten kültürel bariyerleri ortadan kaldırmaya yarar mı?

Yaygın bir dili konuşmak pek çok farklı kültürden gelen insanlarla tecrübelerimizi paylaşabilmemizi sağlar. Paylaşılan tecrübeler genellikle bariyerleri ortadan kaldırmanın en faydalı yoludur. Örneğin, profesyonel bir projede yer alabilmek, bir yolculuğa çıkmak yada en basidinden birisiyle yemeğinizi paylaşmak arkadaşlığın temellerini atar. Ortak anılar oluşturmak, ortak sohbet konuları bulmak için ilk ihtiyacınız olan şey, iletişim kurmaktır. İletişim kurabilmek için de, aynı dili konuşuyor olmak büyük önem taşır. Farklı kültürden gelen insanlarla, aynı dili konuşabildiğiniz anda, yeni bir kültürün hatta yeni bir dünyanın kapılarını aralamış olursunuz.

Farklı bir kültürü o kültürden gelen insanlardan öğrenmek, kendi kendinize kitaplardan öğrenmenizden daha farklıdır. Örneğin, Londra’da bir punk-rocker, Brooklyn’de bir hipster ya da Avusturalya’da bir Flat White (yumuşak içimli espresso) gurmesi olmanın ne demek olduğunu anlamak istiyorsanız, o kültürlerin dilini konuşmanız işin özünü tamamen hissedebilmenizi sağlar.

Öte yandan, diyaloglar kurarak sadece farklı kültürler öğrenmekle kalmazsınız, siz de kendi kültürünüzü aktarabilirsiniz. İngilizce konuşulan kültürlerdeki insanlar genellikle dünyanın geri kalanı hakkında bilgi edinmek, diğer kültürleri tanımak isterler. Kendi kültürünüzü İngilizce olarak anlatmanız, onlara bu konuda yardımcı olmanın bir yoludur. İngilizce konuşarak, dünyanın pek çok başka yerinde, kültürünüzün temsilcisi olabilirsiniz. Kendi kültürünüzü İngilizce olarak anlatabilmek, karşı tarafın da yeni bir kültür hakkında bilgi edinmesini sağlar.

Peki İngilizce öğreniyorum diye kendi kültürümü kaybedecek miyim?

Böyle bir şey söz konusu değildir. İngilizce dili, kültürel fikirleri birleştirme konusunda uzun bir geçmişe sahiptir. Öte yandan İngilizce’de yabancı kültürlerden geçmiş pek çok kelime bulunmaktadır. Bu kelimelerin çoğu İngilizce’de kullanılmasa, unutulup gidecek kelimelerdir. Ayrıca İngilizce’de pek çok lehçe bulunmaktadır. Bu lehçeler zamanla, başlı başına birer dil olmuşlardır. Örneğin, Singapur’da, Çince ve Malayca etkileri ile birlikte “Singlish” adı verilen bir lehçe, zamanla da dil oluşmuştur. Bu milletlerin aralarında ticaret yapmaları ve farkı aksanlarıyla birlikte, zamanla sadece kendilerinin anlayabilecekleri bir lehçe oluşmuştur. Bu lehçenin gelecek nesillere aktarılmasıyla birlikte, kendine özgü cümle yapısı, kendine özgü ticaret terimlerine sahip yeni bir dil otaya çıkmıştır. Dil İngilizce tabanlı olsa da, kendi kuralları olan farklı bir dil olarak kabul edilmektedir. Bir dilden türeyen yeni lehçeler, konuşuldukları ülkelerin çok kültürlülüğünün bir yansımasıdır.

Başka örnekler verecek olursak, Birleşik Kırallık’ta bile, İngilizce’nin lingua franca yani herkes tarafından kullanılan ortak dil olması, yerel dillerin yok olmasının sebebi olarak nitelendirilmiştir. İngiltere’nin güneybatısında yer alan Cornwall’da, Cornwall’un yerel dili olan Keltçe’yi anadili olarak konuşan son kişinin 1700’lerde öldüğü söylenmektedir. Öte yandan, Kelt kültürü hala yaşamaya devam etmektedir. Hatta eski dillerin yeniden yaşatılması için bir hareket de mevcuttur.

Sonuç olarak, İngilizce konuşmak kendi kültürünüzün kaybolmasına neden olmayacaktır. Aksine kendi kültürünüzü zenginleştirmenizi sağlar. Kültürler arası etkileşimi artırarak, aradaki kültürel bariyerlerin ortadan kalkmasına yardımcı olur. O nedenle, pratik yaparken, yıkabileceğiniz bariyerleri düşünün ve daima yeni kültürlere açık olun.

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci