Ordu’da İnsanın Ağzını Açık Bırakan 5 Yer

Ordu’da İnsanın Ağzını Açık Bırakan 5 Yer

 

Ordu gezilecek yerler saymakla bitmez ancak bunların içerisinde 5 yer var ki, insanı ağzını açık bırakacak kadar şaşırtıyor.

Ordu Gezilecek Yerler

1- Yason Burnu

yason-kilisesi

Bir burun düşünün yemyeşil, ucunda bir deniz feneri, sağdan soldan dalgalar vuruyor ve burnun üzerinde tarihi bir kilise ve tek tük çadırlar.. Kilise ve burun adını mitolojideki iki hikayenin kesişiminden alıyor. Anlamak için iki kere okudum, bir kere de Enis’e anlattırdım. Olay şu, iki kızı olan bir kral ve bu kızların bir üvey annesi var. Üvey anne hikayelerde hep kötü olur ya, bu kızlardan kurtulmak için bir hinlik planlar ve öldürülmesi için dağa yollamış. Tam öldürüleceği vakitte esas anaları cennetten bir altın koç yolluyor ve kızlar buna binip Asya’ya doğru uçmaya başlıyor. Biri Çanakkale üstünde düşer ölür, diğeri sağ salim varır. Bu kızcağız sağ salim vardı diye, koçu Zeus adına kurban eder, altın postunu da Lazların kralına hediye eder. İlk hikaye bitti, ikincisine geliyorum. İkincisinde bu hikayeden yıllar yıllar sonra Yason denen eleman yine karışık bir mevzulardan dolayı ejderhanın koruduğu altın postu ele geçirmeye karar verir. Bir ekip kurar, yola düşer. İşte bu Yason’un bu yol üstünde konakladığı yerlerden birisinin Yason burnu olduğuna rivayet edilir. O nedenle buraya Yason ismi verilmiş. Neden bu kadar karışık bir olaylar zincirini anlamaya çalıştım, inanın ben de bilmiyorum.

 

2- Rüsumat 4

rusumat-4

 

Ordu sahilinde normalde önünden geçtiğinizde yazılarını okumayacağınız bir heykelin altında Rüsumat 4 isimli bir gemiden bahsediyor. Ben de bunu okumayı ve araştırmayı çok seven Ordu’lu arkadaşım Enis (Canavarkesifte) sayesinde keşfettim. Metine göre, Rüsumat 4 isimli gemi Kurtuluş Savaşı zamanında İngilizlerin eline geçmemesi için batırılmış, ardından sudan çıkartalıp yeniden yüzdürülmüş ve cephane taşımak için kullanılmış.  O dönemin teknolojisi ile böyle bir şeyin yapılmış olması insanı hayrete düşürüyor. Günümüz şartlarında bile böyle bir işlemin yapılması büyük masraflara mal olmasının yanı sıra, büyük zorluklarla gerçekleştirilebiliyor. Denizcilikle ilgilenen yakın kaynaklardan biliyorum 😉 Kurtuluş Savaşı gibi zor ve kaynakların kıt olduğu bir dönemde geminin çıkartılması takdiri hakkediyor.

3- Ünye Belediyesi Müze Evi

ünye-muze-evi

Ünye Belediyesi güzel bir öncülük ile Kaptan’ın Evi isimli köşkü restore edip, yaşayan bir müze haline getirmiş. Nedir bu yaşayan müze derseniz? Bu müzeye girdiğinizde sizi bir halkbilimci önce çocukluğumuzun oyunlarını oynatarak karşılıyor. Ardından da tüm müzeyi gezerken size eşlik ediyor. Neyin ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını anlatarak. Öyle klasik bir rehber edasıyla değil hem de. Sorular sorarak, kelime oyunları yaparak anlatıyor. Müzenin her odasına girip, her şeyi kurcalama, dokunma imkanınız var. Kimse size aman elleme, aman yapma demiyor. Tabii yine de antikalara karşı dikkatli olmak lazım.

 

4- Taşbaşı Kilisesi

tasbasi-kilisesi

Fotoğraf : Zafer Çakırtaş

Kilise ziyarete kapalı ama olay kilisede değil, bahçesindeki heykellerde.. Belediye şehrin içerisinde yer alan bu heykellerin ahlaki kriterlerimize uygun olmadığına kanaat getirip, kaldırmaya karar vermiş. Açıklama olarak da, “biz sanata ve sanatçıya karşı her türlü duyarlılığı gösteririz ama müsaade edin milli ve manevi duygularımıza olan ve ölçüsü itibariyle toplumun genel değerleriyle çok yakışmayan, ilimize yakışmayan bu heykellerle ilgili takdir hakkımızı da bu şekilde kullanmış olalım” demişler. İşte heykelleri kırmak yerine kilise bahçesine taşımışlar. Kaynak : milliyet

5-Aybastı

aybasti

Çok yayla gördüğümü söylememem ancak gördüğüm yaylalar içerisinde en yeşili Aybastı Yaylası idi. Adeta bir Windows arka planı gibi olan bu yayla güzelliğini hem yeşilliğinden hem de mendereslerden alıyor.

Bonus : Havası

İzmir için hep havasına güven olmaz diye ama Ordu ne menem bir yermiş arkadaş. Serinleriz diye geldik İzmir’den ilk iki gün 30 dereceydi hava kavrulduk. Bir de çantada uzun kollular taşıdık. 3. Gün artık yeter, taşıyamam bir şey yanımda dedim. Hava birden bir soğudu, soğuk hava deposuna girmişim gibi titredim..

Misafirperverliği için Ordu Valiliği’ne, Ordu ile ilgili bilgilerini esirgemeyen Enis’e, tüm seyahat boyunca yemek problemlerimle ilgilenen Gökhan’a ve tur boyunca dostluğunu esirgemeyen tüm güzel insanlara teşekkürler..

Organizasyon : Gezginin Ayak İzleri

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci