Süveyda Kavak, 27 yaşında Polonya’da yaşayan bir Türk vatandaşı. Türkiye’deki hayatını bırakıp, Polonya’ya göç etti ve Krakow’a yerleşti. Tek başına bu süreçleri nasıl atlattı? Sanıldığı kadar kolay mı yoksa zor mu? Polonya’da yaşam nasıl? Nasıl oluyor diye öğrenmek için Süveyda ile keyifli bir söyleşi yaptık…

 

Merhaba Süveyda,
Bize biraz kendinden bahseder misin?

Merhabalar, yaklaşık 1 buçuk yıldır Krakow’da yaşayan bir Türk vatandaşıyım. Yeni insanlarla tanışmayı, yeni yerler keşfetmeyi, doğayı, özgür olduğumu hissetmeyi çok seviyorum.  Polonya’ya göç edip,Krakow’a ilk geldiğimde uluslararası bir bilgisayar firmasının muhasebe departmanında çalışmaya başladım. Fakat şimdi uluslararası bir bankanın Finans departmanında çalışarak geçimimi sağlıyorum. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat (İngilizce) bölümünden mezunum. Dürüst olmak gerekirse iktisat okumak hayalini kurduğum bir hedef değildi. Fakat yurt dışında yaşama fikri çocukluğumdan beri arzuladığım bir hedefti. Bu nedenle üniversite son sınıfta Erasmus’a Almanya’ya gitmiştim. Bu hayalimi hayata geçirme fikri böyle başladı diyebilirim..

 

Şu an neredesin, nerede yaşıyorsun? Nasıl bir hayatın var?

Hello autumn🙋🏾🍂 #autumn🍁 #kraków #helloautumn

A post shared by Open up your heart🌍 (@lifeofsuv) on

 

Şu an Krakow’da, Polonya’nın en büyük ikinci şehrinde yaşıyorum. En büyük ikinci şehir dediğime bakmayın, Krakow aslında nüfusu 1 milyondan az, küçük ve oldukça sevimli bir şehir. Bir buçuk yıldır burada yaşıyorum ve kesinlikle Türkiye’deki hayatıma kıyasla oldukça huzurlu ve mutlu bir hayatım olduğunu söyleyebilirim. İş yerim Krakow’un biraz dışarısında olmasına rağmen , 20 dakikada ofiste oluyorum. Şimdi böyle anlatınca bir kez daha ne kadar şanslı olduğumun farkına varıyorum. Çünkü ilk zamanlarda bu durum benim için çok büyük bir lüks gibi geliyordu fakat artık aksini düşünemiyorum bile. Sanırım İstanbul’da yaşarken trafikte geçirdiğim saatleri çoktan hafızamdan çıkardım. Ne de olsa insanoğlu güzel olan şeye daha çabuk alışırmış.

 

Polonya’ya göç etmeden önce nerede yaşıyordun? Neler yapıyordun?

 

Polonya’ya göç etmeden önce İstanbul’un Anadolu yakasında yaşıyor ve İstanbul’un Avrupa yakasında yer alan, finans sektöründe uluslararası dört büyük dediğimiz firmaların birinde çalışıyordum. İstanbul’da geçirdiğim çalışma hayatı yıllarım boyunca aslında hayatım genel olarak iş ve evden ibaretti diyebilirim. Ama fırsat buldukça yine yurt dışı tatilleri yapmayı eksik etmiyordum. İş hayatına atılmadan önce ise İzmir’de üniversite okuyordum. Benim için o yıllar  Türkiye’de geçirdiğim en güzel yıllarımdı. Üniversite yıllarımdan önce de İzmir’de yaşadığım için İzmir’in yeri benim için bambaşkadır.

 

Polonya’ya göç etmeye nasıl karar verdin?

 

Polonya’ya göç benim için aslında azim ve şansın harmanlandığı bir hikaye diyebilirim. Üniversitede yaptığım Erasmus sayesinde dünyanın özellikle Avrupa’nın dört bir yanından bir çok yakın arkadaş edinebilme fırsatım oldu. Bu arkadaş grubumun bir kısmı da Polonyalıydı. Aslında beni tanıyan çoğu kişi yurt dışında yaşama isteğimi bilir ve yabancı arkadaşlarım da bu durumdan haberdarlardı. İstanbul’da çalıştığım son iki yıl boyunca sürekli yurt dışındaki ilanlara bakar ve bana uygun gördüklerime başvururdum. Fakat ne yazık ki Avrupa’da çalışma iznine sahip  olmadığım için hiç geri dönüş alamıyordum. Özellikle İstanbul’da yaşadığım son yıl benim için oldukça bunaltıcıydı diyebilirim. Artık gerçekten İstanbul’dan uzaklaşmak istiyordum. Bu nedenle sürekli yurt dışı tatilleri yapıyor, Erasmus arkadaşlarımla yeniden buluşmanın planlarını yapıyordum. 2016’nın Mayıs ayında yine bir yurt dışı tatili olarak Krakow’daki arkadaşlarımı ziyaret etmeye karar verdim ve Krakow’a gerçekten aşık oldum diyebilirim. Hatta çok komiktir o zamanlar bisikletle şehri turlarken “I am searching for a job in Krakow” diye Krakow meydanlarında bağırdığım bir videom bile var. Daha sonrası işte gerçekten bir şeyi çok isteyince, vazgeçmeyince olduğunun göstergesi. Haziran 2016’dan tam bir yıl önce başvurmuş olduğum bilgisayar firması, bana bir yıl sonra aynı ilan ile döndü ve Polonya’ya göç hikayem bu şekilde başladı.

 

Polonya’da yaşam nasıl? Ülkede ve kültürlerinde, kısaca yaşamda farklılıklar var mı?

 

Polonya gelişmekte olan bir Avrupa ülkesi, bu nedenle zengin bir ülke olduğu söylenemez. Fakat eğer normal şartlarda yaşayan bir vatandaş iseniz (yani belirli bir geliriniz var ise) Polonya’da yaşam oldukça ucuz diyebilirim. Öte yandan olabildiğince yeşil bir ülke. (Tabii kışın da olabildiğince beyaz).  En sevdiğim özelliklerinden biridir bu da. Polonya’nın toplam nüfusu Avrupa’nın bir çok ülkesinden fazla olmasına rağmen, hayat oldukça sakin ve huzurlu.

 

Kültür olarak tabii ki de büyük farklılıklar söz konusu. Polonya, dini bakımdan koyu Katolik diyebileceğimiz bir ülke. Bu da beraberinde kültür farklılıklarını getiriyor. Fakat açıkçası Krakow’da bu durumu çok hissettiğimi söyleyemeyeceğim belki de expat şehri olmasından ötürü.

 

Polonya’da yaşamak için gerekli izinleri almak nasıl? Tüm bu süreç nasıl işledi? Bu süreçte yol almak nasıldı? Yaşadığın sıkıntılar oldu mu?

 

Bu sürecin çok kolay olduğunu söyleyemeyeceğim. Kesinlikle sabır ve uğraş gerektiren bir süreç. Süreç geliş sebebinize göre değişiklik gösteriyor. Benim durumumda sürecin büyük bir kısmını şirket üstlendi. Fakat buna rağmen benim de bir çok bürokrasi sürecinden geçmem gerekti. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Polonya’da bürokrasi kesinlikle çok yavaş ilerliyor. Ben bu süreci Türkiye’den takip ettim. Şirketin adıma çıkardığı çalışma izninin elime ulaşması yaklaşık 2 ayı buldu ve sonrasında ben de Türkiye’de Polonya konsolosluğundan gerekli işlemleri gerçekleştirdim. Tüm süreç yaklaşık 3, 3 buçuk ay kadar sürdü. Bu süre zarfında firma sürekli vizemin ne zaman çıkacağını sorguluyor ve bir an önce işe başlamam gerektiğini söylüyordu. Benim için baya sancılı bir süreçti diyebilirim. Fakat tüm bürokratik işlemleri halledip taşınma aşamasına geldiğinizde, gösterdiğiniz sabıra değdiğini anlıyorsunuz. Türkiye’de geçirdiğim son hafta neredeyse heyecandan hiç uyuyamadım diyebilirim. Kafamda tabii ki bir takım sorular ve kuşkular vardı. Tek başıma ne yapacağım, adapte olabilecek miyim, işi becerebilecek miyim gibi. Fakat yepyeni bir hayata başlayacağımın vermiş olduğu mutluluk tüm bu kuşkuları unutturuyordu.

 

Polonya pasaportunun Türk pasaportuna göre avantajları var mı?

 

Polonya pasaportuna sahip değilim şuan için burada geçici (3 yıllık) oturum kartıyla yaşıyorum. Fakat Polonya pasaportunun Türk pasaportuna göre kesinlikle avantajları olduğunu söyleyebilirim. Öncelikle Polonya Avrupa Birliği üyesi olduğu için, Polonya pasaportuna sahip her vatandaş, Avrupa’nın istediği ülkesinde çalışabilme ve tabi ki serbest olarak Avrupa içerisinde gezme özgürlüğüne sahip. Fakat her ne kadar Avrupa Birliği üyesi olsa da, Polonya pasaportunun diğer Avrupa Birliği pasaportlarına göre dezavantajları da söz konusu. Mesela birçok Avrupa ülkesi, Amerika vizesi için çok basit bir süreçten geçerken, Polonya için Amerika vize süreci Türkiye’deki gibi zor diyebilirim.

Polonya vatandaşlığı alacak mısın?

 

Polonya vatandaşlığı almayı tabii ki de isterim. Fakat oldukça zorlu bir süreç. Öncelikle çok uzun yıllar burada ikamet etmek, dil bilmek gerekiyor. Tüm bunları gerçekleştirmenize rağmen vatandaşlık alacağınızın garantisi maalesef yok.

 

Zorlu ve rekabetçi bir sektörde çalışıyorsun, finans sektöründe Türkiye’de çalışmak ile Polonya’da çalışmak arasında bir fark var mı? Mesela yoğun derecede fazla mesaiye kalıyor musun?

 

Polonya son 10 yıldır büyük firmaların gözde operasyon merkezi. Yani aslında büyük firmalar Polonya’da iş gücü Avrupa’nın diğer ülkelerine göre daha ucuz olduğu için ve buna rağmen eğitim kalitesi iyi olduğu için  Polonya’ya gelip burada genellikle finans alanında büyük operasyon merkezleri kuruyorlar. Bu durum da, Polonya’da yaşayan kesim için bir çok iş fırsatını beraberinde getiriyor. Polonya’da finans, bilgi işlem, insan kaynakları alanlarında bir çok iş fırsatı mevcut diyebilirim ve önümüzdeki 10 yıl içinde fırsatların giderek artacağı yönünde görüşler var. Bu nedenle Polonya’da belirli alanlarda iş bulmak çok da zor değil.

 

Polonya’daki çalışma şartları ile Türkiye’deki çalışma şartları kesinlikle farklı. Öncelikle Polonya’da yıllık çalışma izni, Türkiye’dekinin iki katından bile fazla. Yani insanlar için tatil kesinlikle önemli. Şunu da söyleyebilirim ki Türkiye’de kesinlikle yoğun mesai saatleri daha fazla.  

 

Kurumsal bir firmada beyaz yakalı olmak fikri ne kadar cazip edici bir şey olmasa da, Polonya’da beyaz yakalı olmayı, Türkiye’de beyaz yakalı olmaya tercih ediyorum.

 

Keyifler nasıl?

 

Keyifler güzel. Buraya taşındıktan sonra şunu daha iyi fark ettim ki insanın ne kadar küçük bir dünyası varsa o kadar daha mutlu. Yani küçük bir şehirde yaşadığım için mutlu ve huzurluyum. Oturduğum evin hemen arkasında kocaman bir park var. Her sabah o parkı geçerek tren istasyonuna gidiyorum. Böyle küçük mutluluklar beni keyiflendirmeye yetiyor. Onun haricinde Avrupa’da olmanın birçok avantajı var. İstediğim zaman, vize derdi olmadan istediğim ülkeye atlayıp gidebiliyorum. Sanırım şuan benim için en büyük lüks bu diyebilirim.

 

Öte yandan arkadaş çevremi, sevdiklerimi özlüyorum. Belli bir yaştan sonra sıfırdan çok yakın bir sosyal çevre edinmek çok da kolay bir şey değil ama röportajın başında da dediğim gibi yine de farklı insanları tanımak, onları hayatıma dahil etmek beni keyiflendiriyor.

 

Yemekler nasıl?

Yemekler kesinlikle Türk yemeklerimizin eline su dökemez. Türk mutfağı bence dünyanın en iyi mutfaklarından biri. Ama zaten çok yemekle arası olan biri olmadığım için çok da dert etmiyorum. Varsın Polonya’nın tek dezavantajı olsun.

 

Özlüyor musun? Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun?

Tabii ki de özlüyorum. Burada yaşamayı ne kadar sevsem de sevdiklerimi kesinlikle çok özlüyorum. Sevdiklerimin güzel günlerini uzaktan seyretmek, kötü günlerinde onlara sadece uzaktan destek olmak beni bazen üzüyor. Fakat Türkiye’ye dönmeyi açıkçası şimdilik düşünmüyorum. Öncelikle Türkiye’de kadın olmak gün geçtikçe zorlaşıyor ve bu nedenle üzülerek söylüyorum ki kendimi maalesef kendi ülkeme ait hissedemiyorum. Umarım ileride bu durum değişir. Buradaki özgürlüğe o kadar alıştım ki bu nedenle Türkiye’ye dönme fikri benim için bir seçenek değil şuanda. Şimdilik hedefim Polonya’da birkaç yıl daha yaşayıp, daha sonra başka bir fırsat ile başka bir Avrupa ülkesini deneyimlemek.

 

Eklemek istediklerin….

Farklı bir ülkeye taşınmak çok kolay bir karar değil. Uzaktan ne kadar hep mükemmelmiş gibi görünse de tabii ki de dezavantajları da var. Bu nedenle,  Polonya’ya göç etmeyi ya da yurt dışına taşınmayı düşünenlere tavsiyem tüm avantajlarını ve dezavantajlarını hesaplayın. Fakat eğer siz her şeyi artısıyla eksisiyle hesaplayıp kafanıza koyduysanız, diğer insanların söylediklerini  hiç ciddiye almayın; “Ne yapacaksın yurt dışında kız başına? “ “Kurulu düzen bırakıp gidilir mi?” “Ne güzel işin var, daha ne istiyorsun”. Bu sorularla mutlaka karşılaşacaksınız (ben karşılaştım) ama dediğim gibi eğer her şeyi göze aldıysanız kesinlikle bu tecrübeyi edinin. Şunu söyleyebilirim ki farklı bir ülkede yaşamak, insanı kesinlikle daha çok olgunlaştırıyor ve güçlendiriyor.

Diğer göç hikayelerini okumak için aşağıdaki linke tıklayın

http://bilinmeyenrota.com/yurtdisinda-yasam/goc-edenler/

 

CEVAP VER

Yorumunuz
Adınız