Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Kent : Batum

Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Kent : Batum

batumKaradeniz’e hiç gidememiş ancak ölümüne merak eden bir kişi olarak Batum seyahatini kaçıramazdım. Batum seyahati haberini okuduğumda, işte benim için süper bir fırsat diye düşündüm. C’nin 10 Temmuz’da Kastomonu’ya seyahat edeceğini göz önünde bulundurunca, kazanma ihtimaline karşı Batum’a benim gitmem gerektiğine dair lobi çalışmalarına hemen başladım.. Kabul edildiğimizin haberi gelince ne kadar sevindiğimi anlatamam. Sonunda yeşile doyacağım bir kente gidecektim.. Programa göre ilk 2 gün şehir merkezi, tarihi kesimler dolaşılacaktı. Ancak son gün şelaleler, dereler, köprüler ve şarap evinden oluşan program tam olarak bana hitap ediyordu.


İkinci gün Botanik bahçesine gittiğimizde, doğru kentte olduğumu anladım. Benim kadar doğanın içinde yer almayı seven bir insan, ancak bu kadar kendini evinde hissedebilirdi. Batum Botanik bahçesi dünyanın en büyük 2. botanik bahçesi.. 5 kıtadan gelen bitkilere ev sahipliği yapıyor. Daha önce görmeye fırsat bulamadığınız çeşitli bitkiler, ağaçlar ve bunların yanı sıra her köşe başında yer alan güzel ortancalar fotoğraf çekimleri için uğrak noktalar arasında. Batum botanik bahçesi o kadar büyük ki içerisinde golf arabaları ile dolaşılıyor. Dileyenler yürüyebilir ama bir gün içerisinde bitmeyebilir. Biz bir kısmını araç, kalan bir kısmını ise yürüyerek dolaştık. Dolaşırken en çok dikkatimi çeken şeylerden birisi, botanik bahçesinin içerisindeki birbirinden farklı evler ve burada yaşayan aileler oldu. Burada yaşayan halka, isterlerse daha iyi koşullara sahip farklı bir ev sunuluyor ancak çoğu evlerinin çok fazla bakıma ihtiyacı olmasına rağmen gitmeyi kabul etmemiş. Ben olsam ben de aynı kararı verirdim. O kuş sesleri, mükemmel deniz ve dağ manzarası ve yeşilliklerin içerisinden ayrılmayı kabul edecek birisi olduğunu sanmıyorum. Huzur dolu bir yer..

Botanik bahçedeki evlerden biri


Bahçedeki en güzel noktalardan birisi, dere üzerine devrilen bir ağacın oluşturduğu doğal köprüydü. Fotoğraf çekimi için sıraya girmeniz gerekebilir. Zira biz kısa bir süre bekledik.

Son gün Sarp sınır kapısını ziyaretimizin ardından Batum yoluna doğru ismini tam olarak bilmediğim bir şelaleye  uğradık. Yanında aydınlanma patikası gibi bir şeyler yazıyordu ancak o sırada fotoğraf çekimi için  şelalenin bulunduğu yolun karşısına geçip, şelalenin denize döküldüğü yere ulaşmaya çalıştığım için anlatılanları pek dinleyemedim. Eminim Ali, Gökçen ya da Rahat Yazar dinlemiştir. Her gülün bir dikeni vardır ya, patikadan geçerken bacaklarıma değenler otlarda bunun cefasıydı. Bacaklarıma değdiği anca, güçlü bir yanma ve kaşınma hissi yaratan otlar, 2-3 saat boyunca bacaklarımda kızarıklıklar oluşmasına sebep oldu. Hassas bünyeye sahip kişilerin sanırım Karadeniz’de biraz daha dikkatli olmaları gerekiyor.

Ardından en çok merak ettiğim yerlerden birisi olan Makhuntseti köprüsünü ve şelalesini ziyaret ettik. Köprü eski zamanlarda yapılmış, nolur tarih sormayın hatırlamıyorum. Restorasyonu ise 2008 yılında gerçekleştirilmiş. Köprünün yakınında bir ev, üzerinde sizi karşılayan sevimli köpekler var. Akan derenin, kaynağı nereden geliyor diye merak edip biraz daha ilerleyip, Makhuntseti şelalesine geçiyoruz. Şu ana kadar görmüş olduğum en güzel şelale sanırım buydu. Ege bölgesi iklimden ötürü bu kadar yoğun su debisine sahip çok  fazla şelaleye sahip değil.

Batum’un sanırım en önemli özelliklerinden birisi, insanların bu kadar yeşilin içerisinden bir anda çıkıp, denizle buluşabilmesidir. Bildiğim kadarı ile Gürcistan sahil boyunca denize girilemeyen hiçbir kesim yok. Batum’un ünlü sahil kesimi Kobuleti’ye gittiğimizde denize girip girmemek konusunda Hilal ile kararsız kaldık. Lakin denize girmeden Ege ile kıyaslama yapma fikrini de etik bulmadım. Denizi aslında Ege ile karşılaştırmak biraz yersiz oluyor. O coğrafyada mevcut olanlar oraya özel. Ancak referans noktası almak gerekirse, Ege’den dalgalı, kumsal çakıllı ve deniz berrak değil. Tipik Karadeniz. Ben diğer arkadaşların eşlik etmesi ile çok eğlendim. Unutulmaması gereken nokta, önemli olan mekanın neresi olduğu değil, kimlerle birlikte olduğunuzdur. 

 

 
 
 
 
 
Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla

tugce makarnaci