Ana Sayfa Diğer Şeyler Bir Peru Hayali*

Bir Peru Hayali*

5



Claros İzmir’in hemen dışında, Ahmetbeyli yolu üzerinde, enginar bahçeleri arasında kalmış bir bilicilik merkezi. Evet evet yanlış okumadınız bilicilik. Nereden geldiği anlaşılmayan su kaynağıyla M.Ö. 6. yüzyıla dayanan bir mazisi var bu merkezin. Dönemin insanları buraya gelir ve kahinlere sorular sorarak dileklerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini anlamaya çalışırlarmış. Kahinlerde çoğu zaman kafa karıştıran bulmaca gibi cevaplarla cevaplarmış soruları. Böylece geçermiş günler Claros’ta.Tabii olarak böyle bir bilicilik merkezine kafamızda sorular ve planlar olmadan gidemezdik. Bizim öğrenmeye çalıştığımız ne mal, ne paraydı, gönlünü yollara kaptırmış her gezgin gibi. Kafamızda tek soru ”Acaba Machu Picchu’yu görebilecek miyiz?” den ibaretti.
Aklımızda sorumuz sırtımızda çantamız düştük yollara ve vardık bir cumartesi günü Claros’a. Kalıntıları inceleyip biraz dolaştıktan sonra merakımıza yenik düşüp tuttuk kahinin yolunu**, sorduk sorumuzu. Kahin detayları istedi bizden. ”Anlatın biraz nasıl bir yermiş bu Machu Picchu, nasıl gidilirmiş?” dedi. Biraz şaşkın biraz heyecanlı başladık detaylarıyla 10 günlük gezi planımızı anlatmaya.





1.GÜN:

1. gün ancak 20 saatlik yolculukla varılabiliyor Lima’ya, Peru’nun başkentine. Sabah 6 civarı. Gün yeni ağarırken başlıyor hayallerdeki seyahat. Lima’da görmek istediğimiz yerlerden önce beş yıldır görmediğim arkadaşım Barış geliyor hemen aklımıza. Hem bize bu seyahat için ipuçları vermesini hem de Lima’daki zamanımızı nasıl daha iyi değerlendirebileceğimizi anlatabilir. Görmek istediğimiz çok yer var çünkü Lima’da. Catedral de Lima, Plaza Mayor, Peru’nun bağımsızlığı anısına yapılan San Martin meydanı bunlardan bazıları. Ama bunlardan önce en çok Hükümet Sarayı önündeki gardiyan değişim töreni ve yeraltı mezarları ve kütüphanesiyle ünlü San Francisco Manastırı var listemizde. Bunların yanında biraz da arka sokaklarını merak ediyoruz aslında Lima’nın. Yerel halkın yaşayışını, rutinlerini. Bu konuda da yine Barış’tan yardım istemek en kolay yol sanırım bizim için. Ne yer içer ki bu Limalılar. Tabi tüm bu gezi planından önce yapmamız gereken en önemli şey: Yarın sabaha uçak bileti almak. Nereye mi? Tabiki Cusco’ya. Gönül otostop veya daha çevreci olan trenden yana ama zaman kısıtlı. 
Biletleri alıp, Lima sokaklarını arşınladıktan sonra acıkan karınları doyurmak için Chinatown sanırım bizim mola noktamız olacak. Bu gece Lima’dayız.


2.GÜN:

Elimizde biletlerimiz rotamız havalimanı. Cusco etrafı dağlarla çevrili olduğundan uçakların inişi oldukça zormuş ama biz vakit kaybet istemediğimiz için hava yolunu tercih ediyoruz. Cusco’ya 1 buçuk saatlik yolculuk sonrası varışımızla emanetçi bulup çantalarımızı bırakıyoruz. Cusco Incaların başkenti. Yine gezilmesi gereken bir sürü güzellik. Ama önceliğimiz Machu Picchu olduğu için en son trene biletlerimizi alıyoruz Aguas Calientes için. Artık biletlerimizi de aldığımıza göre zamanımız ne kadarına yeterse Cusco sokaklarındayız. Plaza das Armas Cusco’nun en hareketli meydanlarından. Arnavut kaldırımlı yollar, İnca hamamları, Coricancha, Pisac pazarı görülmesi gereken yerler arasında üst sıralarda. Geceyi burada geçirmeyip kalan güzellikleri dönüş yoluna saklayarak atlıyoruz Orient Express’e ve dooğru Aguas Calientes’e.


3.GÜN:


Geceyi sıcak sular anlamına gelen Aguas Calientes’te geçirdikten sonra şafakla kalkıp kahvaltımızı yapıyoruz. Artık özlemle beklenen an Machu Picchu. Biraz tenha yakalamak için biraz da zamandan kazanmak için İnca yolu anlamına gelen Camino İnca’yı yürümeden dolmuşla varıyoruz Machu Picchu’ya. Oraya kadar gitmişken Huayna Picchu’ya çıkmamak oradan kartpostal vari bir fotoğraf çekmemek olmaz diyerek ilk hedefimiz Huayna Picchu tepesi oluyor. 2400 metre yükseklikteki bu Dünya harikasının nefesimizi keseceğine inancımız tam olmakla birlikte umuyoruz ki koka çayı nefesimizi geri kazandırmak konusunda bize yardımcı olacak. Lamaların tükürüklerine maruz kalmadan 1-2 de hatıra fotoğrafı çekebilirsek onlarla ne mutlu bize =) Machu Picchu’nun her cm karesini arşınladıktan sonra geceyi geçirmek için mümkün olursa Cusco’ya geri dönüyoruz. Eğer geç olur ve dönemezsek diye yedek planımız Aguas Calientes pansiyonları.

MACHU-PICCHU



4.GÜN:

4 gün yine Peru’da en çok görmeyi istediğimiz yerlerden biri olan Puno’ya geçiyoruz. Burada gezilecek yerler Puno’nun biraz dışında kalıyor. Yerel halkın İncaların zulmünden korunmak için tamamen sazlardan yaptıkları yüzen adalar olan Urosları göreceğiz. Buralarda yaşayan Uros ailelerini yakından görüp tanışma fırsatını yakalayacağız. Bunun ardından 1 buçuk saatlik tekne yolculuğu ile geçilen İsla Taquila adası gerçekten ilgi uyandırıcı. Yaklaşık 500 basamak ile çıkılan 3800 metre yükseklikten adaya kuş misali tepeden bakarak manzaranın keyfini çıkarmakta kaçırılmayacak zevkler arasında. Halkın gelenek ve görenekleri ile ilgili olarak birisinden bilgi almayı umuyoruz. Biz detaylıca okuduk, dersimize çalıştık ama bir bilenin anlatması daha iyi olur. Adadaki lokantalardan birinde balıklarımızı yedikten sonrayı geceyi ada liderinin bizim için seçtiği evde konaklayarak günün yorgunluğunu atacağız. Ertesi gün rotamız Arequipa.


5.GÜN:

 

Arequipa Puno ve Nazca çizgileri arasındaki yol üzerinde bulunuyor. Arequipa neredeyse bembeyaz bir şehir. Beyaz şehir olarak anılmasının nedeni binaların yapıldığı beyaz volkanik kayaçlar. Buradaki sokaklar, evler ve katedral gerçekten görmeye değer yerler arasında. Planımız şehrin en görkemli binası Santa Catalina Manastırı’nı, Plaza de Armas meydanını, katedrali ve Prenses Jaunita’nın mumyasının bulunduğu Museo Santuanros Andios’u ziyaret etmek. Bir günümüzü buraya ayırıp bu şehri geziyoruz boydan boya. Gece burada konaklıyoruz. Yeni rotamız Nazca lines.


6.GÜN:


Nazca Çizgilerine ulaştığımızda kulenin tepesine çıkıp hararetle tartışmaya başlıyoruz nasıl yapılmış olabileceklerini. Döndüğümüzde arkadaşlarımıza göstermek üzere bol bol fotoğraf çekip, ayrılıyoruz. Rotamızı Huacachina’ya çölün ortasındaki vahaya çeviriyoruz. Uzun ve yorucu rotamızda burayı bir dinlenme noktası olarak tercih ediyoruz. 






7.GÜN: 

İyice uykumuzu alıp yorgunluğumuzu attıktan sonra bu günü burda geçirmeye karar veriyoruz. Burada yapılabilecek bir çok aktiviteden en çok Dune Buggies yani kum kayağı ilgimizi çekiyor çünkü ikimizde şimdiye kadar bırakın kaymayı bir kayak takımını bile giymedik. Çöl araçları ile kum tepelerinin üzerine bırakılıyoruz, kah düşüp kah kalkarak kaymaya çalışacağız. Ancak bunu gerçekleştirebilmek akşam üstünü beklemek zorundayız. Onun öncesinde kayık ile gezinti yapabilir ya da havuzda Peru’nun geleneksel içkisi olan pisco sourlarımızı yudumlayabiliriz. Gece düzenlenen partilerden birisine katılıp T.’nin doğum gününü kutluyoruz. Bir geceyi daha burada geçirip, ertesi sabah başladığımız noktaya Lima’ya dönüyoruz. 

8.GÜN: 


Günün bir kısmını yolda geçirdikten sonra varış ve uçuş saatimize bağlı olarak, Lima’da ilk gün gezemediğimiz yerleri ziyaret etme fırsatı yakalıyoruz ve Peru’ya veda ediyoruz. 


Biz anlattıkça kahin dinledi. Kahin dinledikçe biz anlattık. Sonunda bitirdik yaptığımız planı, kurduğumuz hayali anlatmayı kahine. Bir iki saniye sessizlikten sonra kahin cevapların alt katta suyun kaynağında olduğunu gidip dinleyeceğini söyledi. Bir kaç dakika sonra kahin suratında küçük bir gülümsemeyle geldi. ”Machu Picchu yolu 12000km kadar yakın olsada, bir adım kadar uzak hala” dedi. Kahin yapacağını yaptı ve uzun bekleyiş başladı.


* Bu yazı Gazella Turizm’in 3 Kıta 1 Blogger yarışması için yazılmıştır.
**Kahin tamamen bizim bu yazı için yarattığımız hayal ürünü bir karakterdir. Lütfen Claros’a kahin aramaya gitmeyin 🙂
Claros’u bize öneren Ezgi Yasemin arkadaşımıza teşekkürler.

5 YORUMLAR

  1. ölmeden önce mutlaka göreceklerim /yapacaklarım / gezeceklerim listesinde , 1. sırada Peru …
    hayatınızdaki bütün seyahat planlarınızı gerçekleştirmenizi diliyorum … Sevgiler …

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.