Hierapolis

0

Pamukkale Hierapolisi, eski çağlara dönebilecek olsam yaşamak isteyeceğim şehirlerden birisi olurdu. Kente giriş için tercih edilecek en iyi kapı, travertenlerin bittiği noktadaki… Bu kapının tercih edilmesi halinde travertenleri yavaş yavaş tırmandıktan sonra kente ulaşılıyor. Tabi ki mevsime göre kapı tercihi yapılması daha faydalı olacaktır. Hierapolis hemen travertenlerin başladığı noktada yer alıyor. Hatta travertenlerin içerisindeki bir alanda Hierapolis’e ait yapılar bulunuyor. Birbirinden kesin çizgiler ile ayrılamayacak iki harika.. M.S. 200’lü yıllarda inşaa edilmiş olan kent, Efes Antik kenti kadar geniş bir alana yayılmış olsa da kazıların hepsi henüz tamamlanmadığı için gün ışığında çıkartılan yapılar birbirine çok uzak noktalarda yer alıyor.  

Yapılar arasında yürürken travertenlerin yakınındaki ağaçlık alanlara uğrayıp dinlenilebilir.






Tiyatro, tapınak ve mezarlar dikkat çeken yapılar arasında. Hierapolis ve yakın çevredeki kazılardan çıkanlar Hierapolis müzesinde sergileniyor. Müze içerisinde en çok ilgimi çekenler ise topraktan yapılmış kevgir, ütü, Triton Heykeli ve gözyaşı şişeleri. 

Grek Tiyatrosu tipinde yamaca yaslanmış ve tüm mimari malzemesi ile korunabilmiş bir yapıdır.

Triton mitolojide denizlerin haberci tanrısıdır Bir insanın gövdesine ve bir balığın kuyruğuna sahiptir.  Pamukkale’de deniz olmamasına rağmen neden böyle bir tanrının heykelini yaptıkları da insanı merak içerisinde bırakan sorulardan biridir. 

Gözyaşı şişeleri, ölen kişinin arkasından gözyaşlarını biriktirip onunla birlikte gömmek için kullanılırmış.  

Daha fazla fotoğraf için lütfen facebook sayfamızı ziyaret edin. 

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.377074589030660.86602.292998247438295&type=1

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.