Nereye gitsek diye düşünürken, twitterdan Ezgi Yasemin’in Claros demesiyle başladı herşey. Çok yoğun çalışma temposunda olduğum bir dönemdi. Cmt pazar dahil günde 13 saat. Yetişmesi gereken işler var ama merakta ağır basıyor bir yandan. Biraz onun anlattıkları, biraz internet üzerinden araştırma yaptıktan sonra düştük yollara. Sular altındaki antik kent görüntüsüyle cezbediyor insanı. Kehanet merkeziymiş eskiden, belki de şifalı olduğu düşünülüyordur suların.
O dönemde var olan 12 İon kentinden farklı bir statüye sahipmiş Claros. Bilicilik merkezi olduğu için kutsal bir mekan olarak sayılıyormuş. Erkek kahinler aracılığı ile hizmet veriliyormuş ve bu kahinler her sene değişiyormuş. Soru sorulduğunda, kutsal sayılan sudan biraz içip, transa geçiyor ve biraz anlaşılmayan şiirsel bir dil ile cevap veriyorlarmış. Kaynaklara göre, bu kentin yazıtları arasında geleceğe dair bir kehanet bulunmadığı söylenir ancak Büyük İskender’e İzmir’i kurmasını söyleyen de yine Clarostaki kahinlerdendir.
Claros aslında yol üzerinde bir yer olmasına rağmen reklamı olmaması sebebiyle bilinen bir yer değil. Ahmetbeyli plajına 2-3 km uzaklıkta enginar bahçelerinin yanında çok mütevazi bir yer. Maalesef ki kentin çoğu bölümü kaynaktan gelen ve bu sene biraz fazla yağan yağmur nedeni ile sular altında. Yine de suların altındaki kalıntıları net bir şekilde görmek mümkün. Bunun yanında hemen girişte tabelalarda kazılar sırasında çekilen şehrin kuru halinin fotoğrafları da bulunmakta.
Eğer hala gitmediyseniz ve yolunuz bir şekilde Ahmetbeyli tarafından geçiyorsa çok az zamanınızı ayırarak gezebilir ve tarihini okuyabilirsiniz.


















