İngiltere’ye Göç Edenler – Burcu Öncü

0
431

Burcu, 33 yaşında İngiltere’de yaşayan bir Türk vatandaşı. Burcu Türkiye’deki yaşamını geride bırakıp Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye göç etti. Bu süreç nasıl oldu, İngiltere’de yaşam nasıl ve Ankara Anlaşması ile göç sürecini merak ettim ve Burcu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.



Merhaba Burcu,
Bize biraz kendinden bahseder misin?

Türkiye’de 8 yıl uluslararası ticaret alanında çalıştım. İstanbul’da yaşıyordum. Global bir firmada çalışıyordum. Bana yeten bir kazancım, çok sosyal, güzel bir hayatım vardı. Sevdiğim dostlarım vardı. Seyahat etmeyi, sanata dair şeyleri sadece izlemeyi ve yeşili seviyorum. Sevdiğim işi yaptığım için şanslı bir insandım, şansımı zorladım daha doğrusu. Eğitim almak istediğim alanı, ne yapmak istediğimi 20 yaşındayken belirledim. Ve buraya gelmeye karar verdiğimde sevdiğim işi yapıyordum. İşimi, tazminatımı, evimi, ailemi, sevgilimi, dostlarımı ve sadece benim sevdiğim kedimi bıraktım, geldim.

 

Şu an neredesin, nerede yaşıyorsun? Nasıl bir hayatın var?

 

Şu anda Londra’da yaşıyorum. Pek çok açıdan Türkiye’deki yaşama daha yakın olan kuzey kısmındayım. Çok çok daha dingin bir hayatım olduğu kesin. Hayat standartlarım da buraya yeni yerleşen bir insana göre iyi, Türkiye’deki güvenli yaşamını bırakmış birine göre, henüz, düşük. İş yaptığım müşterilerime yakın olmak, zamanı daha iyi yönetmek ve kendime zaman ayırmak, aynı zamanda çeşitli masraflarımı da düzene sokmak için buralarda yaşamaya başladım. Amaçlarıma da ulaştım. Fakat, aynı amaçlar çok çalışmayı, buradaki bir İngiliz’den çok daha fazla uğraşmayı da gerektiriyor. Günün sonunda bir göçmensiniz. Benim en büyük şansım abimin eşiyle, benden 1,5 yıl önce Londra’ya yerleşmiş olmasıydı. Her açıdan çok büyük bir destek varlıkları.

 

İngiltere’ye göç etmeden önce nerede yaşıyordun? Neler yapıyordun?

İngiltere’ye göç etmeden önce İstanbul’da yaşıyordum. Bostancı’da bir evim var. İşim de İstanbul şartlarına göre evime yakındı. Seyahat ediyordum. Yabancı misafirler ağırlıyordum. Aynı gün içinde kilometrelerce dolaşıp arkadaşlarımı görüyordum. Ev sosyali olduğum günler de oldu, dışarılarda çok eğlendiğim günler de. Kendi yaşam alanıma ne kadar düşküm olduğumu ve o günlerin ne kadar kıymetli olduğunu burada bir odaya yerleşince daha çok anladım. Ortalamanın üzerinde bir hayat kalitem vardı. Fakat ülkenin, işverenlerin ve ekonominin durumu, gelecek kaygısı, insan haklarıyla ilgili toplumumuzdaki anlayış eksikliği gibi sebeplerle maalesef manevi tedirginlikler yaşıyordum.

İngiltere’de yaşam nasıl? Ülkede ve kültürlerinde, kısaca yaşamda farklılıklar var mı?

İngiltere’de yaşam tam anlamıyla yavaş. Ülkede bürokrasi, bir Avrupa medeniyetinden beklediğinizden fazla. Bizim gibi Akdeniz kültürüne sahip bir ülkenin her şeyi hemen oldurma çabasının ve alışkanlığının altında “mantıktan sapma” olduğunu burada anladım. Acı oldu. Burada her ne işiniz varsa sıranızı beklemeli, sakin ve saygılı olmalı ve sıra size geldiğinde sizin de zamanınızı yaya yaya kullanma hakkınızın olduğunu bilerek yaşamalısınız. İlk birkaç ay kendimi arabaların önüne attığım, dondurmacıda sıra beklediğim için öflediğim çoktur. Zamanla buradaki insanların her şeyi bir “mantık”la yaptığını anlıyorsunuz ve saygı duyuyorsunuz. Aynı mantık, size sakin olmayı da öğretiyor. Otomatik olarak daha uzun yaşayacaksınız yani.

Gıda tüketiminlerinden, iş yapış şekillerine, insanlara bakış açılarının güvene dayalı olmasından, nezâketlerine, bize kıyasla çok fark var. İngilizler gerçekten de kibirli olmakla birlikte, ince düşünceliler. Fevri değiller. Sosyal devlet olmanın avantajlarını da arkalarına almış, huzurlu bir emeklilik geçiren bir sürü yaşlı insan görmek huzur veriyor.

 

Ankara Anlaşması nedir? Bize anlatabilir misin?

Ankara Anlaşması, Türkiye ile Birleşik Krallık (ve bazı AB ülkeleri) arasında imzalanan bir protokol. Teknik adı ECAA Turkish Businessman Visa. Bu vize tipinde, Birleşik Krallık size serbest meslek çalışanı (contractor/self-employed) olarak, çalışma ve oturma izni vermiş oluyor. Teknik olarak, hizmet verdiğiniz firmalara taşeron hizmet vermiş oluyorsunuz. Hizmetiniz karşılığı, müşteriniz olan firmaya fatura kesiyorsunuz ve verginizden siz sorumlusunuz. BU açıdan müşterinizin de bir vergi avantajı doğuyor. Kendinize ait bir şirket kurup, tek çalışanınız olarak kendinize maaş ödemesi yapıyorsunuz. Biraz şizofrenik durumlar var yani. Kurduğunuz bu şirketin çeşitli yapıları da var elbette yapılan işe göre. Ben tedarik zinciri yönetimi ve lojistik alanında yardımcı oluyorum müşterim olan firmalara. Beklenti, kendinize maddi olarak yetebilmeniz, her şeyi makûl şekilde yapmanız ve verginizi ödemeniz.  Her şeyi kuralına uygun yapmanız durumunda 5. yılında vatandaşlık hakkı veren de tek AB ülkesi bu arada. Mesela Almanya’da bu süre 8 yıl.

 

Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye göç etmek için gerekli izinleri almak nasıl? Tüm bu süreç nasıl işledi?

Ankara Anlaşması süreci aslen, sizin Birleşik Krallık hükümetine taahhüdünüz ile başlıyor. Yetkinliklerinize ve iş deneyimlerinize veya basitçe sermayenizi kullanmak istediğinizi belirttiğiniz işi nasıl kuracağınızı, neden bu işi yapabileceğinizi, vizenizi alırsanız bu işi nasıl yapacağınızı anlattığınız bir “iş planı” ile, Birleşik Krallık’ın yetkili vize acentesine ücretsiz başvuru yapıyorsunuz. Eğitim belgeleriniz, referanslarınız, fizibilite çalışmalarınız gibi çeşitli destekleyici belgeler de ekleniyor elbette bu başvuruya. Evraklar İngiltere’deki inceleme kurumuna geliyor. Şahsen veya aracı danışman firmalar ile başvuru yapabiliyorsunuz. Benim bireysel başvuruma 8 gün içinde sonuç geldi. Benden sonraki süreçte yasal olarak bir maksimum sürenin belirlendiğini duydum. Kurumun dönüş yapmak için yanılmıyorsam artık maksimum 3 ayı var. Evraklarınızı büyük titizlikle inceliyorlar. Esas kural kendi içinde tutarlı bilgiler vermiş olmanız. Olaya mümkün olduğu kadar tutarlı ve düz mantıkla bakmak beni biraz zorladı açıkçası. Toplum olarak zihnimiz karmaşaya ve kaosa daha uyumlu sanırım. Detaya düşkün biri olmasaydım bu süreç yıpratıcı olabilirdi.

Başvurunuz olumlu sonuçlandıktan sonra ülkeye giriş yapıp, çalışma ve oturum izninizi gösteren, canınız, kanınız, her şeyiniz olan BRP (biometric residence permit) kartınızı almak için 1 ayınız var. Şahsen bu sürecin bu kadar seri ve sorunsuz sonuçlanacağını öngöremediğimden çok hızlı şekilde evimi kapamak ve Londra’ya gelmek durumunda kaldım.  Geldikten sonra yapmanız gerekenler ise bambaşka bir röportaj konusu olmalı. Ekstra bilgi isteyenler her zaman iletişim kurabilirler. Nitekim burada da Türkler, her millet gibi bir şekilde birbirlerini bulup, destek oluyorlar. Cemiyette pişiyoruz. 

Bu süreçte yol almak nasıldı? Yaşadığın sıkıntılar oldu mu?

Buna objektif bir cevap vermek için benim Türkiye’den farklı bir ülkeye neden yerleşmek istediğimi anlatmam gerekir. Öncelikli sebebi, iyi bir firmada çalışıyor olsam da ülkemizde, iş hayatının çalışanına verdiği değer, kurumlardaki gıybet ve yöneticiye yaranma kültürü artık aşırı midemi bulandırıyordu. Ülkenin siyasi durumu, gelecek kaygımı her geçen gün daha da arttırıyordu. “Mutsuz olacaksam da insan gibi mutsuz olurum!” diyerek göç kararı aldım. Üstelik bu kararı, çok güzel giden bir ilişkim de varken aldım.

Bunların peşinden, bu ülkeye gelmek ve her şeye sıfırdan başlamak oldukça zordu. Tek başınıza çabalayan bir insansanız, ülke ve insanları size hemen kucak açmıyor. Brexit sırasında ve sonrasındaki dönemde, bir oda tutmak, bir müşteri bulmak, bir banka hesabı açmaktan vergi kimlik numarası almaya kadar geçen sürecin tamamı birbirine bağlı prosedürlerden oluşuyor. Ve gerçekten de biri olmadan diğeri olmuyor. Self-employed olmam ve fintech sektörünün merkezi bir şehirde “tedarik zinciri yönetimi” hizmeti vermem nedeniyle ekseriyetle karşılaştığım sorun yaptığım işin anlaşılamaması oldu. Anlamadıklarından korktular. Brexit de cabası. Benim örneğimde her şey zor ve yavaş oldu. Neyse ki sonunda oldu. Çevremde çok çok daha rahat ve hızlı düzenini kuran insanların ağırlıkta olduğunu da belirtmeliyim.


Ankara Anlaşması ile ilgili İngiltere’ye göç etmek isteyenler için verebileceğin bir tavsiye var mı?


Ankara Anlaşması, bence tamamen bir entegrasyon meselesi. Sizden beklenen delice vergiler ödemeniz, çılgınlar gibi kazanmanız değil. Burada şirketinizi düzgün işlettiğiniz, iş planınıza uygun davrandığınız, kendi masrafınızı çıkardığınız ve kimseyi kandırmadığınız sürece hayat gayet güzel.

İlk yılınızda işler beklediğiniz gibi gitmeyebilir. Tutarlı ve sabırlı olmayı unutmayın.


İngiltere vatandaşlığı alacak mısın?


Kesinlikle düşünüyorum.

 

Keyifler nasıl?

Biraz yorgunluk var. Son birkaç aydır “Tamam, artık yerleştim bence.” diyebilmenin de gizli bir huzuru var 🙂 Konserlere, sergilere, müzikallere bakmaya başladıysam benim için hayat başlamış demektir. Londra gibi bir şehirde keyiflerin daha da iyi olmaması için hiçbir sebep yok.

 

Özlüyor musun?

Türkiye’deki güzel zamanlarımı elbette özlüyorum. Ailem, sevdiğim insan ve dostlarım hala orada. Ama sabahları işe 2 saatte gitmeyi, birbirine bağırmaya hazır zombi gibi insanları görmeyi, alım gücümün 3 katı oranda düşmesini, can güvencemden endişe etmeyi inanın hiç özlemedim. Sabahları koskocaman bir parkın içinden salına salına yürüyerek geçebilmek daha harika.

 

Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun?

Kıymetini hiç bilmesek de Türkiye her yönüyle harika bir ülke. Çok da aykırı bir insan olmadığım halde kafa olarak ülkemizle uyuşamamam, düzene ayak uyduramamam ve göç etmiş olmam beni oldukça üzüyor aslında. Buraya gelmeme sebep olan durumlar değişirse dönmeyi düşünebilirim. Buna da inancım maalesef hiç yok. Kafamda deli sorular, paradokslar. Sanırım önce buradan epey nefret etmem gerekiyor. Daha çok yolum var gibi bunun için.

 

Eklemek istediklerin….

Hayat kalitenizi daha iyi yapabileceğinize inancınız olsun. Kimseye değil, kendinize inanın. Emeğinizin son noktasındaysanız ve olmuyorsa da vazgeçmeyi bilin. Hemen yenisini deneyin. Hayat, takılıp kalmak için çok kısa.

 

Diğer göç hikayelerini okumak için lütfen aşağıdaki linke tıklayın… 
https://bilinmeyenrota.com/yurtdisinda-yasam/goc-edenler/

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.