İsveç’e Göç Edenler – Alper Coşar

0

Alper Coşar, 35 yaşında İsveç’te yaşayan bir Türk vatandaşı. Alper Türkiye’deki yaşamını geride bırakıp İsveç’e göç etti. Bu süreç nasıl oldu, İsveç’te iş bulmak kolay mı merak ettim ve Alper ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Merhaba Alper,
Tanımayanlar için bize biraz kendinden bahseder misin?

 

Adım Alper Coşar. İzmirliyim. Yıldız Teknik üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümü mezunuyum. 2014 yılında İsveç’e taşındım. Halen orada çalışıyorum. 35 yaşındayım.

 

Şu an neredesin, nerede yaşıyorsun? Nasıl bir hayatın var?

View this post on Instagram

Bir öyle bir böyle derken canım harcadım kendimi

A post shared by Alper: (@alperinejad) on

Şu an Stockholm’deyim. Yaşadığım çalıştığım hayatımı kurduğum şehir Stockholm. Aslında güzel bir hayatım olduğunu söyleyebilirim sanırım. İsveç dertsiz tasasız bir yer. Ufak bir evim var. Bir sürü boş vaktim var. Uzun tatillerim var. E dünyada bilinen bir gerçek, İsveç ekonomisi baya iyi bir ülke. Hayat pahalı ancak iyi maaşlar veriyorlar. Dolayısıyla 25 iş günü izni olan, çalıştığının karşılığını alan, haftada 5 gün 8 saatten 1 dk fazla mesai yapmayan bir insan olarak kendimi mutlu hissediyorum.

 

İsveç’e göç etmeden önce nerede yaşıyordun? Neler yapıyordun?

 

İsveç’e göç etmeden önce yani öğrencilik sonrası İzmir’de ve İstanbul’da yaşadım, çalıştım. Doğma büyüme İzmirliyim, 12 senelik bir İstanbul maceram var. Tercümanlıktan garsonluğa rehberlikten yazarlığa bir çok işe girdim çıktım. İyi maaş veya kötü maaş, eğlence sektörü veya ciddi işler vs hepsini yaptım. Hiç birinden keyif almadım. Sonuç olarak çalışma hayatından veya işimden değil Türkiye’de çalışmaktan keyif almadığımı fark ettim. Ülkeden çıkmaya karar verdim. İsveç’e göç ettim.

İsveç’te yaşam nasıl? Ülkede ve kültürlerinde, kısaca yaşamda farklılıklar var mı?

 

İsveç bambaşka bir yer. Ben liseden sonra 3 sene fransa’da okumuştum. O yüzden alışığım aslında başka kültürlere ama İsveç biraz farklı. Çok kendine has kültürü olan bir yer. Öyle Almanya veya Fransa’ya falan benzemez. Yaşam Türkiye’ye göre çok çok farklı. Özgürlükler ülkesi ama tüm özgürlükler sınırlıdır tabi. Yani gece gidip içki alamazsın örneğin. Alkol sadece Tekel diyebileceğimiz tek bir markette satılır. O da akşam 19’da kapanır. Gece 22’e çıkıp 2 kutu bira alamazsın. Ama buna da referandumla kendileri karar vermişler. Kimse onlara dayatmamış. Çok farklı bir hayat anlayışları var.
Kimse kimsenin hayatına karışmazı geçtim soru bile sormaz. Söyle ilginç bir örnek vereyim. Türkiye’de bir kızla flört ederken adından sonraki 2. sorusu işindir. Bunu soru aslında kızın toplum içindeki seviyeni, ekonomik durumunu merak ettiğinden sorduğu bir sorudur. Ben de tabi öyle alışmışım. Belli kalıp cevaplarım vardı. Kız şunu sorunca şunu anlatırım, bunu sorunca bunu anlatırım falan. Baştan biliyorsun tecrübeyle.


İsveç’te daha bu soruyu soran bir insana rastlamadım. Kız atıyorum en son nereye tatile gittin diye soruyor ama ne iş yaparsın diye sormuyor. Baya düzenim bozuldu başta. En sonunda ben dedim ki ‘ya siz niye sormuyorsunuz bunu? Türkiye’de ne iş yapıyorsun 2. Sorudur. Hatta baban ne iş yapıyor bile soru sıralamasında ilk 10’a girer’
Sormak ayıp dediler. Kız dedi ki ‘ben seninle ilgileniyorum şu an. Statünle maddi durumunla falan ilgilenmiyorum. Seni tanımaya calışıyorum. Sana bunu sorsam maddi durumunu, statünü falan sormuş olurum çaktırmadan. Çok çirkin bir durum olurdu’
Tabi sunu da söyleyeyim. Ülkede ekonomik bir rahatlık var. Ne iş yapsan ne olur ki? Dolayısıyla mühendisle sohbet ediyorsun gururla oğlum inşaatta işçi diyor. Oğlu okumak istememiş. Bizdeki baba olsa döve döve illa üniversite mezunu yapar o çocuğu. Çocuğun keyfi olsun diye değil. Mühendisin oğlu ameleymiş demesinler diye. Kendi mutluluğu için yani oğlunun mutluluğu için değil.

 

İsveç’te yaşamak için gerekli izinleri almak nasıl? Tüm bu süreç nasıl işledi?

 

Ben bir Headhunter şirketine CV’mi gönderdim. İsveç’ten teklif geldi. Kabul ettim. Diğer tüm işleri o şirket yaptı. Ben sadece bir kaç belge gönderdim onlara, bir iki de imza attım. Kendim başvurmadım. Ama 2014 yılında bu işlem 3 ay kadar sürüyordu. Şimdi 1 yılı geçiyor dediler. Bir çok farklı zorluk da çıkarmışlar.  Suriye’de yaşanan savaş ve yoğun göçler sebebiyle İsveç kapıları kapattı diyebiliriz.

View this post on Instagram

Gotland

A post shared by Alper: (@alperinejad) on

 

Bu süreçte yol almak nasıldı? Yaşadığın sıkıntılar oldu mu?

 

Ben çok kendini sıkan bir insan değilim. Genelde akışına bırakırım. Çok da umursamam olan biteni. Tabii ki zorluklar yaşandı. Bence en büyük zorluk vize süreçlerinde yaşanan o bekleme. 2. Çalışma vizemi alırken 1 sene bekledim. Bu süre içinde İsveç’ten de çıkma izni vermiyorlar. Yeğenim doğdu o ara doğumu kaçırdım vs. Herhalde en çok içime oturan şey o olmuştur.
Bir de İsveç’teyken babamı kaybettim. Daha geleli 3 ay olmuştu. Telefonla haber geldi. İlk uçakla İzmir’e gidip cenazeye katıldım. Ama onun İsveç’te olmakla alakası yok. İstanbul’da da çalışsaydım bir gece o telefonu alabilirdim. Ve yine yapabileceğim hiç bir şey olmazdı. Ama insan tabii bir çok keşke diyor kendi kendine.

Hiç ikinci sınıf insan muamelesi gördün mü?

 

Gördüm ama Türkiye’deyken gördüm.

 

İsveç pasaportunun Türk pasaportuna göre avantajları var mı?

 

Benim henüz İsveç pasaportum yok. Yalnız bir pasaportun gücü Vizesiz girebildiğin ülke sayısına göre ölçülür. İsveç dünyanın en güçlü üçüncü pasaportu. Alman pasaportundan 1 eksik ülke sayısıyla. 157 ülkeye vizesiz girebiliyor bir İsveçli. Dünyada zaten 195 ülke var.

 

Keyifler nasıl?

 

Keyfim yerinde. Hayattaki tek derdim tatilde nereye gideyim ve hobilerim için yeterli zaman ayırıyor muyum. 35 yaşında gitar çalmaya fotoğraf çekmeye gezi videoları yapmaya falan başladım. Niye? Çünkü imkan var ülkede. İmkan nedir? Vakit ve para. Sana bunları sağlıyorlar.

 

Özlüyor musun?

 

3 senedir Türkiye’ye giriş yapmadım. Senede 25 iş günü tatil yapıyorum, Tayland’a Küba’ya Güney Afrika’ya vs uzun tatillerde gittim. Avrupa’nın görmediğim yerlerine kısa tatillerde gidiyorum. Ailemi göreceğim zaman da onlar geliyor beni görmeye. Benim dünyada görmediğim bir çok yer var. Türkiye’de yeterince vakit harcadığımı düşünüyorum. Arkadaşlarımı özlüyorum ailemi özlüyorum, bazen tulum peynirini ve kıymalı pideyi özlüyorum. Ama Türkiye’yi Türkiye insanını falan hiç özlemedim.

 

Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun?

 

Hayır canım niye döneyim deli miyim ben? Hayattan keyif almayı seven bir insanım. Sabahtan akşama islamcı kemalist kürt threesome’ını mı seyredeyim yani?

 

Eklemek istediklerin….

 

Fırsatını bulan arkasına bakmadan kaçsın oradan. Türkiye’de hayatın aslında keyifli bir şey olduğunu unuttuk. Unutturdular.

Diğer göç hikayelerini okumak için lütfen aşağıdaki linke tıklayın… 
https://bilinmeyenrota.com/yurtdisinda-yasam/goc-edenler/

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.