Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Güney Afrika’ya Göç Edenler – Merve Usta

5

Merve, 28  yaşında Güney Afrika’da yaşayan bir Türk vatandaşı. Merve Türkiye’deki yaşamını geride bırakıp Güney Afrika’ya göç etti. Bu süreç nasıl oldu, Güney Afrika’da yaşam nasıl merak ettim ve Merve ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.



Merhaba Merve,
Nasılsın?

İyiyim teşekkür ederim.

 


Tanımayanlar için bize biraz kendinden bahseder misin?


Merve Usta. İnstagramdaki adımla beniyiyimanne. Bundan 3 yıl kadar önce gezmeye karar verdim. Bu süre içinde 20 den fazla ülke gezip Cape Town’a yerleştim. Memnunum halimden, çok seviyorum şehri ama uzun süreli yaşam düşünmüyorum. Başka ülkelerde de yaşamak istiyorum.

Şu an neredesin, nerede yaşıyorsun? Nasıl bir hayatın var?

Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde yaşıyorum. Küçük bahçeli bir evim, arabam var. Toplu taşıma olmadığı için bu ülkede araba şart. Bu sayede her yeri dilediğim gibi gezebiliyorum. Bir de köpeklerim Karamel ve Vanilya var.  

Online pazarlama sektöründe ve bu yıl başladığım Cape Town’ a gelen insanlarla tur rehberi gibi değil de yol arkadaşı olarak eşlik ediyorum. Özellikle araba kiralamak istemeyen veya sağda direksiyon kullanamayan türk ziyaretçiler için yerel rehberler eşliğinde hizmet veriyorum. 1 yıla yakın süredir burada yaşadığım için şehrin her yerini yerel biri olarak biliyorum. Şimdiye kadar onlarca kişinin Cape Town’daki yol arkadaşı oldum. Mayıs 2019’ a kadar Güney Afrika’da olacağım. Gelmek isteyen herkesi beklerim. Sonrasında Güney Amerika’ya gideceğim.

 

Güney Afrika’ya göç etmeden önce nerede yaşıyordun? Neler yapıyordun?

İstanbul’daydı evim ama genelde ülke ülke geziyordum. İstanbul’da az zaman geçiriyordum.

 

Güney Afrika’da yaşam nasıl? Ülkede ve kültürlerinde, kısaca yaşamda farklılıklar var mı?

Ben mutluyum. Türkiye ile kültür anlamında benzerlikler var. Güney Afrika’nın insanları genelde yardımsever, sıcak insanlar. Sosyalleşmeyi ve doğayı seviyorlar. Barbekü kültürü var. Türkiye ile ortalama aynı kazanıyor insanlar ama hayat şartları beyazlar için iyi ve daha kaliteli bir yaşama sahipler.

Güney Afrika’da yaşamak için gerekli izinleri almak nasıl? Tüm bu süreç nasıl işledi?

Güney Afrika, Türk vatandaşlarına 30 gün vizesiz giriş hakkı veriyor. 30 günden fazla kalmak isterseniz vizeye başvurmanız gerekiyor. Vize işlemleri Ankara’da bulunan Güney Afrika konsolosluğundan yapılıyor. Bilgi almak isteyen herkes konsolosluğu arayabilir. Genelde telefonda bile yardımcı oluyorlar.

 

Güney Afrika’ya göç sürecinde yol almak nasıldı? Yaşadığın sıkıntılar oldu mu?

Kısa sürede aldım izni. Avukat talimatları ile belgelerimi 2 ay içinde toplayıp teslim edip, aldım.Köpeğimle birlikte yerleşmeye karar verdiğim için onun işlemleri çok yıprattı beni. Çok fazla evrak işleri vardı ve kimse birşey bilmiyordu. Tek başıma tüm işlemlerini halledip dünyanın bir ucuna gittik. Karamel, İstanbul’dan Cape Town’a giden ilk köpek olarak tarihe geçti.

Hiç çevrenden tepki aldın mı?

Hiç almadım. Şaşıran çok oldu ama genelde çevremdeki insanlar ve ailem heyecanıma ortak oldu.

Güney Afrika güvenli mi?

İstanbul kadar güvenli 🙂

 

Güney Afrika pasaportunun Türk pasaportuna göre avantajları var mı?

Hemen hemen aynı avantajları. Güney Afrika pasaportu da Avrupa için vize almak zorunda mesela ve sistemleri bizim sistemden daha yavaş ilerliyor.

 

Güney Afrika vatandaşlığı alacak mısın?

Vatandaşlık alma gibi bir düşüncem yok. İleride ne olur bilemem.

 

Keyifler nasıl?

Yerinde keyifler. Cape Town’a gelen herkese kahveler benden 🙂

 

Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun?

Şimdilik düşünmüyorum.

 

Diğer ülkelere göç eden kişilerin hikayelerini de okumak isterseniz aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz…

https://bilinmeyenrota.com/yurtdisinda-yasam/goc-edenler/

 

Kara Turizm (Hüzün Turizmi) Nedir?

0

Kara Turist (Dark Tourist) belgeseli ile kara turizm konusu çok konuşulur oldu. Kara turizm nedir, çeşitleri nelerdir, kimler kara turist sayılır, en popüler destinasyonları nereleridir ve Türkiye’deki kara turizm destinasyonları nereleridir sorularının yanıtlarına beraber bakalım.

Netflix’in hayatımıza kattığı belgesel serilerinden birisi Kara Turist. Yeni Zelandalı gazeteci David Farrier’in dünyanın farklı noktalarında kara turizmi deneyimlemesini izliyoruz her bölümde. Peki nedir bu belgeseli çekilecek kadar konuşulan kara turizm?



Kara turizm (hüzün turizmi) nedir?

Kara turizmin en basit tarifi tarihsel olarak ölüm ve trajediyle ilişkili yerlere dair olan turizm şeklidir. Kara turizm aynı zamanda karanlık turizm, siyah turizm, hüzün turizmi ya da keder turizmi olarak da adlandırılır. Burada kullanılan kara kelimesi sizin yaptığınız eylemi değil, tarihin herhangi bir dönemimde orada yaşanmış talihsiz olayları sembolize eder.

Bence dark tourism tabirinin Türkçe’ye en güzel çevirisi hüzün turizmi olduğu için bundan sonra yazı boyunca hüzün turizmi olarak kullanacağım.
Dünyada en popüler hüzün turizmi noktaları nelerdir?


Şöyle bir düşünün bugüne kadar hiç bir toplama kampı, savaş anıtı, muharebe alanı, nükleer felakete uğramış bir bölge ya da terk edilmiş bir kasaba ziyaret ettiniz mi? Yanıtınız evet ise; o zaman belki sizde bir hüzün turistisiniz. Hüzün turistleri, çoğunlukla seyahatlerini bu tip destinasyonlara gerçekleştirirler.

Dünyada en popüler hüzün turizmi noktalarını şöyle sıralayabiliriz…

  • Auschwitz toplama kampı – Polonya
  • Ölüm Tarlaları – Kamboçya
  • Hiroşima – Japonya
  • Fukuşima – Japonya
  • Çernobil – Ukrayna
  • Berlin Duvarı – Almanya
  • Anne Frank Evi Müzesi – Hollanda

Benim bugüne kadar farkında olmadan deneyimlediğim hüzün turizmi destinasyonları ise şu şekilde…

Avusturya

Kemik Evi – Hallstatt


Tayland

Kanchanuburi
Death Railway
Yanlışlıkla içine düştüğüm cenaze töreni

Kamboçya

Ölüm tarlaları

Sırbistan

Belgrad Nato bombardımanı esnasında yıkılan televizyon binası

Meksika

San Juan de Ulúa (hapishane ada)
Isla de Munecas (oyuncak bebek adası)


Endonezya

Şamanla kara büyü çıkartma

 

Türkiye’deki popüler hüzün turizmi noktaları nelerdir?

Türkiye’de hüzün turizminin en başlıca örneği olarak Gelibolu Anzak Koyu ve Şehitlik Anıtı’nı çekinmeden söyleyebiliriz. Diğer noktalar ise vaktinde dünyanın en popüler turizm destinasyonlarından şu an ise terk edilmiş şehir olarak bilinen Kapalı Maraş, mübadele ile terk edilmiş şehir Kayaköy ve Sinop Cezaevi’dir.

İlgili resim

Türkiye’de aslında hüzün turizmine örnek gösterebileceğimiz bir çok nokta bulunuyor ancak bunların ya turizmi yapılmıyor ya da bunlar halk ve / veya devlet tarafından yokmuş gibi davranılıyor.

Sizin ziyaret ettiğiniz hüzün turizmi noktaları neler ve Türkiye’de sizce hangi noktalar hüzün turizmi için uygun?

Yunanistan Çalışma Vizesi

3

Yunanistan’da bir iş mi buldunuz? Hayırlısı olsun. İşin en zor kısmını halletmişsiniz. Şimdi ise sadece gerekli evrakları toplayarak Yunanistan çalışma vizesi almak kaldı. Yunanistan çalışma vizesi için hangi evraklar gerekir, başvuru nereye yapılır gibi sorularınızın yanıtını bu yazıda bulabilirsiniz.



Yunanistan çalışma vizesi başvurusu nereye yapılır?



Çalışma vizesi alacak kişiler bunu şahsi başvuru ile yapmalıdır. Turistik vizeleri VFS’ye paslamış olan konsolosluk, çalışma vizesi için şahsi başvuru kabul etmektedir. Çalışma vizesi için başvurular her hafta çarşamba günü yapılır ve pasaportlar cuma günü iade edilir. Çarşamba günü başvuru yapabilmek için mutlaka Yunanistan başkonsolosluğu’ndan randevu almak gerekiyor.

 

Yunanistan çalışma vizesi ücreti ne kadar?


Yunanistan çalışma vizesi ücreti 180 avrodur.



Yunanistan çalışma vizesi için gerekli evraklar nelerdir?

 

  • Başvuru formu – (Googleda national visa application form diye arattığınızda ilk çıkan form)
  • Geçerli pasaport – (Schengen vize reddi ya da Kıbrıs giriş damgası bulunmayan en az 6 ay geçerliği olan bir pasaport)
  • Kimlik fotokopisi
  • Geçerli ve eski pasaportların damga ve vize olan tüm sayfalarının fotokopileri
  • 2 adet biyometrik fotoğraf
  • Adli sicil kaydı (e-devletten alınabilir)
  • Tam tekmil vukuatlı nüfus kayıt örneği (nüfus müdürlüğünden alınacak)
  • Geçmişe dönük adres bilgi formu (Nüfus müdürlüğünden – Eğer son 6 ay içerisinde adres değişikliği varsa)
  • Şirket ile yaptığınız çalışma sözleşmesi
  • Avrupa ülkeleri için en az 6 ay geçerli seyahat sağlık sigortası
  • Sağlık raporu (“AB üye ülkelerinde çalışmasına engel yoktur” ibaresi yer alması gerekiyor / herhangi bir doktorun imzası yeterli)
  • Uçak bileti rezervasyonu

 

Yunanistan çalışma vizesi için randevu nasıl alınır?


Bağlı olduğunuz konsolosluğu arayarak randevu alabilirsiniz.

 

Yunanistan çalışma vizesi randevusunda neler oluyor?

 

Randevunuzu aldınız, konsolosluğa gittiniz, ne oluyor. Sizi içeri aldıktan sonra bir koltuğa oturuyorlar. Camlı bölmenin ardındaki konsolosluk görevlisi sizden belgelerinizi isteyecek. Belgeleri aldıktan sonra fazla varsa iade, eksik varsa talep edecek. Daha sonra kamera ile bir fotoğrafınızı çekecek. En sonunda da elinize bir hesap numarası tutuşturup, vize ücreti olan 180 avronun TL karşılığı olan ücreti yatırmanızı isteyecek. Bankaya ücreti yatırdıktan sonra dekontu getirip konsolosluğa bırakacaksınız ve pasaportunuzu teslim almak için cuma gününü bekleyeceksiniz. Vize ücretini yatırdığınızı belgeleyen dekontun üzerinde isminizin ve pasaport numaranızın mutlaka yazması gerekiyor.

 

Yunanistan çalışma vizesi ile AB ülkelerine seyahat edilebilir mi?

 

Çalışma vizesi aldığınızda vizenizin geçerli olduğu süre boyunca AB üye ülkelerinde vizesiz olarak seyahat edebilirsiniz.

Yunanistan gezilecek yerler yazılarını ve Yunanistan’a göç eden Caner’in hikayesini okumak isterseniz. Aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

https://bilinmeyenrota.com/gezi/avrupa/yunanistan/

Yunanistan’a Göç Edenler – Caner Çelik

15 Günde 12 Ülke 20 Şehir Gezelim mi? Avrupa Rüyası Kuzey Avrupa Turu

2

 

Şahane doğası, benzersiz fiyortları, refah seviyesi yüksek, kültür, sanat ve eğlencenin iç içe yaşandığı şehirleri ve leziz mutfağı ile Kuzey Avrupa, tarih boyunca topraklarından, kültürlerinden ve geleneklerinden ilham alan, dünyanın en büyük yazarların, şairlerin ve müzisyenlerin sığınağı olmuş bir coğrafya.

 

Dillere ve kültürlere etki eden zengin bir mitolojiye ve kıtanın en eşsiz manzaralarına sahip Kuzey Avrupa’yı görmeye, 15 günde 12 ülke 20 şehir gezmeye var mısınız? Avrupa Rüyası’nın Kuzey Avrupa Turu ve İskandinav Rüyası ile tüm ekstra turlar dahil 15 gün boyunca 12 ülkenin 20 şehirden oluşan muazzam bir kuzey seyahati yapabilirsiniz. Kıtanın en olağanüstü manzaralarını sunan 12 ülkeye doğru büyülü bir yolculuğa çıkaran tur, Avrupa Rüyası güvencesi ile tek seferde, zaman ve bütçe tasarrufu da sağlıyor.

 

Kuzey Avrupa Turu’nda Ulaşım

Tallinn-Helsinki, Helsinki-Stockholm, Kaupanger-Gudvangen, Gedser-Rostock arasında lüks gemilerle deniz yolculuğu ve Prag’dan İstanbul’a THY farkı ile dönüş, yalnızca Kuzey Avrupa Turu ve İskandinav Rüyası yolcularının sahip olduğu bir avantaj. Şehirler arası ve şehir içi seyahatler ise, lüks Avrupa Rüyası otobüsleri ile sağlanıyor.

Summer of Helsinki, Finland

Kuzey Avrupa Turu’nda Konaklama

Gemi, otobüs ve uçak ulaşımlarını birleştiren turda, Kuzey Avrupa’nın en popüler şehirleri olan Krakow, Varşova, Bükreş, Riga, Helsinki, Oslo, Bergen, Berlin ve Prag’ın şehir merkezlerindeki 4 yıldızlı otellerde, açık büfe kahvaltı ile birlikte 2 kişilik odalarda 10 gece konaklıyorsunuz. Aynı zamanda Baltık Denizi’ndeki Helsinki-Stockholm yolcuğu da konaklamalı gerçekleştiriliyor. Turun son günü bile otelinizde konaklayarak gemi, uçak ve otobüs yolculuğunuzu tamamlıyorsunuz.

Kuzey Avrupa Turu’nda Rota

3’ü 1 arada Kuzey Avrupa ve İskandinav Rüyası, izlediği rota bakımından diğer turlara göre en özgün rotaya sahip tek firma olmasının yanı sıra, ekstra tur adı altında 1 Euro dahi talep etmiyor. Kuzey şehirlerinin yanı sıra doğa harikası İskandinav fiyortlarını da Baltık Denizi ve Kuzey Denizi’ndeki gemi yolculuğu ile görebileceğiniz Avrupa Rüyası Kuzey Avrupa Turu, profesyonel rehberler eşliğinde gerçekleştiriliyor.

 

Kuzey Avrupa Turu ve İskandinav Rüyası ile Oslo, Bergen, Flam Bölgesi, Songdal, Kaupanger, Gudvangen, Twindefossen ve fiyortlardan oluşan Norveç’in yanı sıra, İsveç (Stockholm), Danimarka (Kopenhag), Finlandiya (Helsinki), Estonya (Tallinn), Polonya (Varşova, Krakow ve Gdansk), Letonya (Riga), Litvanya (Vilnius, Trakai Gölü ve Kalesi), Romanya (Bükreş, Bran ve Drakula’nın Şatosu), Bulgaristan (Varna) ve Almanya’yı (Berlin) da ziyaret edebilirsiniz. Bu adreslerin hiçbirinde ekstra tur ücreti yok.

Kuzey Avrupa Turu Tarihleri

Oldukça beğeni alan ve talep gören Kuzey Avrupa ve İskandinav Rüyası’nın şimdiden 3 turu doldu bile. Öyle ki Oslo, Bergen, Flam Bölgesi, Songdal, Kaupanger, Gudvangen, Twindefossen (Fiyortlar), Stockholm, Kopenhag, Helsinki, Tallinn, Varşova, Krakow ve Gdansk, Riga, Vilnius, Trakai Gölü ve Kalesi, Bükreş ve Bran Kalesi (Drakula’nın Şatosu), Varna ve Berlin’i tek seferde görme şansını kimse kaçırmak istemiyor! 15 Ağustos – 29 Ağustos tarihi için acele edin!

 

Kuzey Avrupa Turu Fiyatına Dahil Hizmetler

Avrupa Rüyası’nın hiçbir otobüsle Avrupa turu rotasında, ekstra ücret adı altında gezilecek yer bulunmuyor. Profesyonel kokartlı rehberlik hizmeti dahil tüm gemi, uçak ve otobüs ulaşım masrafları, kahvaltı dahil tüm konaklama masrafları, yurtdışı çıkış harcı, şehir vergileri, mesleki sorumluluk sigortası ile araç içi sıcak içecekler ve soğuk su ikramı fiyata dahil hizmetler arasında.

Kuzey Avrupa Turu Fiyatına Dahil Olmayan Hizmetler

Fiyata dahil olmayan hizmetler arasında ise, yeşil pasaportu veya vizesi olmayanlar için 130 Euro Schengen vize ücreti, seyahat güvence paketi, müze ören yerleri ücretleri ile bireysel harcamalar ve yeme-içme masrafları bulunuyor.

 

Norveç fiyortlarından, İskandinavya’nın muhteşem kuzey manzaralarına dek tek seferde Kuzey Avrupa’yı keşfetmek Avrupa Rüyası Kuzey Avrupa Turu ile mümkün. Sizce de 15 günde 12 ülke 20 şehir gezelim mi?

 

 

 

Yazan: Peril Cantürk Hepşen

Çalışmayanlar için Schengen Vize Başvurusu

1

Çalışmayanlar için schengen vize başvurusu yapılabilir mi? Çalışmayanlar için schengen vizesi alırken nelere dikkat etmeli? Çalışmayanlar için sponsorlu vize başvurusu nasıl yapılır?

Schengen vizesi başvurusunda istenen en önemli evrakların başında iş bilgileriniz ve maddi durumunuzu gösteren kayıtlar geliyor. Bunların talep edilmesindeki sebep, başvuru yaptığınız ülkeye giriş yaptıktan sonra ülkenize geri döneceğinize ve oraya yerleşmeyeceğine emin olmak istemeleridir. Türkiye’nin politik durumundan ötürü son yıllarda Schengen vize alımı oldukça zorlaştı, özellikle de çalışmayanlar için. Çalışmayan kişilerin Schengen vizesi alması imkansız değil. Başvuruyu sponsorlu olarak ya da maddi durumunuzu gösteren belgeler ile yapabilirsiniz.

 


Sponsorlu Schengen Vize Başvurusu Nedir?

 

Maddi geliri olmayan kişilerin seyahatlerini başka bir kişi finanse edecek ise bu kişiye vize sponsoru denir. Sponsorlu vize başvurusunu genel olarak öğrenciler ve ev hanımları tarafından yapılmaktadır. Sponsorlu vize başvurusu yapan kişi, kendi maddi durumunu gösteren belgelerin yanı sıra, sponsor olan kişinin de maddi durumunu gösteren belgeleri ve sponsorluk dilekçesini de ibraz etmek durumundadır.




Kimler Sponsorlu Schengen Vize Başvurusu Yapabilir?



Öğrenciler ve gelirini eşi tarafından sağlayan kişiler sponsorlu vize başvurusu yapabilir. Sponsorlu vize başvurusunda yaş ve mezuniyet önemli bir faktördür.

Örn 1:  Üniversiteden mezun olmuş 27 yaşında bir avukatsanız ve sponsorlu vize başvurusu yapıyorsanız bu durum şüphe ile karşılanacaktır. Avrupa normlarına göre 22-25 yaş aralığından sonra bireylerin kendi ayakları üzerinde durması ve sponsora ihtiyaç duymaması beklenmektedir.

Örn 2: Çalışmıyorsanız ve eşiniz ile birlikte Avrupa seyahatine çıkacaksanız, bu durum göz önünde bulundurulacak ve vize talebiniz aileniz ile beraber değerlendirilecektir.

 


Kimler Schengen Vize Sponsoru Olabilir?



Vize için sponsorun yakın aile bireylerinden olması istenmektedir. Anne, baba, eş, abi, abla gibi kişilerin sponsor olması daha anlamlıdır ama amca, teyze gibi kişiler de sponsor olabilmektedir.

 

Sponsorlu Schengen Vize Dilekçesi Örneği

……..  BAŞKONSOLOSLUĞU’NA

……… ( Oğlum/ Eşim – yakınlık derecesi ) ………………(isim soyisim)’ın …….  tarihlerinde gerçekleştireceği gezide tüm seyahat ve sağlık masraflarının tarafımdan karşılanacağını arz ederim.

İsim Soyisim
Tarih
imza



Sponsorlu Schengen Vize İçin Gerekli Evraklar

 

  • Başvuru yapan kişi tarafından tamamen doldurulmuş ve imzalanmış bir başvuru formu.
  • Geçerli pasaport, (planlanmış olan seyahatin dönüş tarihinden itibaren en az 6 ay daha geçerli, en az iki boş sayfası bulunmalı ve önceki 10 yıl içinde alınmış olmalıdır.)
  • Eski pasaportlar (olmaları durumunda)
  • Eski ve yeni pasaportlardaki tüm vizeler ve giriş çıkış damgalarının fotokopileri
  • Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
  • Tam tekmil vukuatlı nüfus kayıt örneği (Nüfus memurluğundan alınacak)
  • İki adet güncel arka fonu beyaz renk biyometrik fotoğraf
  • 30.000 Euro tutarında, Schengen bölgesindeki tüm seyahat süresi boyunca geçerli olan, birden fazla girişli vize durumunda asgari olarak ilk giriş süresi için geçerli olan bir Seyahat Sağlık Sigortası
  • SGK dökümü (e-devletten barkodlu olarak alınacak)
  • Banka hesap dökümü
  • Yurda giriş çıkış belgesi (e-devletten barkodlu olarak alınacak)
  • Uçak ve otel rezervasyonları
  • Öğrenci belgesi

 

Sponsor olan kişinin;

 

  • Banka hesap dökümü
  • Çalıştığı firmanın imza sirküleri
  • Çalıştığı firmada çalıştığını gösteren belge
  • Vergi levhası
  • Ticari sicil gazetesi faaliyet belgesi
  • Sgk dökümü
  • Son 3 ayın bodroları
  • Tapular (varsa)

 

Çalışmayan kişiler sponsor olmadan  schengen vize başvurusu yapabilir mi?


Evet. Maddi gelirinizi ispatlayacağınız belgeleriniz mevcut ise vize başvurusu yapabilirsiniz.



Çalışmayanlar için Schengen Vize Başvurusu Esnasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Schengen vize başvurusunda ülkenize geri döneceğinize ve seyahat giderlerinizi karşılayabileceğinizi ispat etmeniz durumunda vizenizi alırsınız. Peki bu belgeler nelerdir?

  • Düzenli maddi geliriniz varsa hesap hareketleriniz
  • Varsa tapu fotokopileriniz
  • Düzenli ve sık yurt dışı çıkışınız varsa yurda giriş çıkış belgesi
  • Diğer vizeleriniz
  • Daha önce herhangi bir vize reddinizin olmaması

Vize başvurusunu acente aracılığı ile yapacağınız için anlatmak isteyip anlatamadığınız bir konu var ise, konsolosluğa bir dilekçe yazıp belgelerin içerisine ekleyebilirsiniz.


SGK’nız olmasa bile maddi durumunuzu ispatladığınız takdirde vize alabilirsiniz


*Schengen vize değerlendirmesi bir çok husus gözününe alınarak yapılmaktadır ve konsolosluk tarafından karar verilmektedir. Değerlendirmede son karar her zaman konsolosluğa aittir. 

Güzel İnsanlar Kampı – 10-12 Ağustos 2018

0


10-12 Ağustos 2018 tarihleri arasında Zonguldak Tas Gölü Doğal Yaşam ve Kamp Alanı’nda gerçekleştireceğimiz  Güzel İnsanlar Kampı etkinliği ile sizinle tanışmak istiyoruz!

10-12 Ağustos 2018 Güzel İnsanlar Kampı ‘nda iki gün boyunca neler yapacağız? Yoga eğitmeni ve hareket uzmanı Dicle Doğan’ın önderliğinde yoga ve yürüyüş meditasyonu deneyimleyeceğiz.  Seyahat eden arkadaşlarımızdan yol sohbetleri dinleyeceğiz, kendimizi tanımamıza yardımcı olacak eğlenceli oyunlar oynayacağız,Tas Gölü’nün eşsiz doğasında huzur bulacağız. Gün içinde yogamızı yaptıktan sonra akşam ateş başında mini konserle eğleneceğiz. Ben daha önce hiç yoga yapmadım diyenlere ve yoga yapmak istemiyorum ama gelip Tas Gölü’nün serin sularında yüzeceğim diyenlere de kapımız açık!

Tas Gölü, çoğunluğu ormanlardan ve yürüyüş yollarından oluşan 53 dönüm araziye sahip, yanıbaşında yüzülebilen ufak bir göl bulunan doğayla iç içe bir kamp alanı. Kamp boyunca temiz hava ve doğal yiyecekler ile şehir stresinden uzaklaşıp, yapacağımız aktivitelerle dinleneceğiz. Kamp süresince alan yalnızca bizim kullanımımız için kapatılacağı için biz bize olacağımız samimi bir ortam deneyimleyeceğiz. Tas Gölü’nü merak edenler için daha önce Tas Gölü’nde yapmış olduğumuz bir başka kampımızın videosu burada.

 

Güzel İnsanlar Kampı Katılımcıları adına toplamda 10 adet fidan bağışlanacaktır. Yaşanabilir bir dünya bırakmak için bu katkıya vesile olduğunuz için teşekkür ederiz.

Güzel İnsanlar Kampı Etkinlik Detayları

Tarih: 10-12 Ağustos 2018

Yer: Tas Gölü Doğal Yaşam ve Kamp Alanı (Kandilli, Zonguldak)

Hashtag: #guzelinsanlarkampi

Güzel İnsanlar Kampı Aktiviteleri

  • Vinyasa yoga
  • Yürüyüş meditasyonu atölyesi
  • Trekking
  • Seyahat sohbetleri
  • Mini konser
  • Oyunlar
  • Dans Atölyeleri

 

Güzel İnsanlar Kampı Katılımcıları


KAMP PROGRAMI


10 Ağustos 2018 Cuma

(Kamp alanına gün içinde de gelinebilir.)

17:00 Kamp alanına varış ve çadırların kurulması

17:00 – 19:00 Tanışma oyunları

19:00 – 21:00 Akşam yemeği

21:30 – 22:30 Lindy Hop Dans Atölyesi – Soul_Out Dans Grubu

22:30 – 00:00 Ateş başı sohbetleri


11 Ağustos 2018 Cumartesi

07:00 – 08:30 Dicle Doğan ile Güne Başlarken Vinyasa Yoga

08:30 – 10:00 Kahvaltı

10:00 – 11:00 Boş zaman

11:00 – 13:00 Seyahat Tavsiyeleri (Bütçe, Vize, Güvenlik) – Tuğçe Makarnacı

13:00 – 13:30 Boş zaman

13:30 – 14:30 Öğle yemeği

14:30 – 16:00 Boş zaman

16:00 – 19:00 Dicle Doğan ile Yürüyüş Meditasyonu

19:00 – 20:00 Akşam yemeği

20:00 – 21:00 Ateş başı seyahat sohbetleri ve oyunlar (Melke Dede, Tuğçe Makarnacı)

21:00 – 23:00 Mini Konser

23:00 – 00:00 Solo Jazz Dans Atölyesi – Soul_Out Dans Grubu


12 Ağustos 2018 Pazar

08:30 – 09:30 Dicle Doğan ile sabah yogası

09:30 – 11:00 Kahvaltı

11:00 – 12:00 Boş zaman

12:00 – 14:00 Hayalleri Fark Etmek – Melike Dede

14:00 – 14:30 Atıştırmalıklar

14:30 – Toplanma ve vedalaşma


Organizasyon ekibi gerekli gördüğü takdirde programda değişiklik yapma hakkına sahiptir.


 

Vinyasa Yoga Nedir?

Vinyasa Yoga, bedende nefesin rahat hareketini destekleyecek bir yönlendirme ile akan yoga pozlarından oluşur. Akıcı bir hareket serisinin nefes ile koordineli bir biçimde uygulanmasıdır.

Yürüyüş Meditasyonu Atölyesi Nedir?

Yürüme atölyesi, bedenimiz aracılığı ile varlığımızı onurlandıran evren ile bütünleşmemizi amaçlıyor. Atölyenin niyeti, parçaların bütünü olmak, bütünün parçası olmak ve buluştuğumuz enerji alanlarındaki bireyselliğimizi beden aracılığı ile keşfetmeye hazırlamak olacaktır. Yürüme atölyesi, bireyselliğini ve farkındalığını dansla bütünleştirmek isteyen herkese açıktır.

KAMP ALANI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

  • Wi-fi: Yok (İnsanlar ile iletişim var)
  • Telefon: Hat belli alanlarda çekiyor
  • Tuvalet & Duş: Var ve Ortak
  • Elektrik: Var*
  • Özel alan: Var
  • Yüzme imkanı: Var**
  • Ortak kamp ateşi: Var
  • Otopark: Var
  • Hamak kurmak için uygun
  • Çocuklar için uygun
  • Aileler için uygun
  • Evcil hayvanlar için uygun.***
  • Güvenlik: Var.****
  • Alkol : Satış yoktur. Dileyenler içkilerini yanlarında getirebilirler.

* Kamp alanında elektrik imkanı ortak alanda vardır. Çadırlara elektrik çekilmemektedir.

** Kamp alanının önünden akan derenin oluşturduğu gölette yüzülebilir.

*** Evcil dostunuz diğer köpeklerle iyi anlaşamıyorsa kamp alanına getirmek hem size hem de evcil dostunuza külfet olacaktır.

**** Kamp alanı etrafı çevrili, köpek dostlarımız tarafından devamlı olarak gözlenen korunaklı bir alandır.

KAMP ALANINA ULAŞIM

Ulaşım katılımcıların kendi sorumluluğundadır. Farklı illerden otobüsle gelecek olanlar için Kdz. Ereğli otogarından kamp yerine servis yapılacaktır. Yalnızca kampın ilk günü ve son günü servis olacaktır. Cuma günü ring servisleri sabah 12:00 , 16:00 ve 18:00 saatlerinde yapılacaktır.

LOKASYON

 

KAMP ÜCRETİ

Kişi başı kamp ücreti 360 TL’dir.

10 yaşın altındaki çocuklardan yoga eğitimi ücreti alınmamaktadır. Yiyecek & içecek giderleri ebeveynlerin sorumluluğundadır.

Gelen yoğun talep üzerine etkinlik ücreti kısa süreliğine öğrenciler için 250 TL‘dir.

KAMP ÜCRETİNE NELER DAHİL?

  • Servis ücreti (Ereğli otogarı ve kamp alanı arası)*
  • 2 gece 3 gün çadır konaklaması**
  • 2 kahvaltı***
  • 2 akşam yemeği***
  • 1 öğle yemeği***
  • Yoga eğitimleri ve diğer etkinlikler
  • Sürpriz hediyeler

* Kamp ücretine ulaşım dahil değildir. Yalnızca Kdz. Ereğli otogarından kamp alanına yapılacak olan ulaşım dahildir. Kampın ilk günü ve son günü servis olacaktır.

** Kamp ücretine çadır, uyku tulumu, mat vb. konaklama için kullanılacak kişisel malzemeler dahil değildir. Bu malzemeleri katılımcılar kendileri temin etmelidir. Ne tür bir ekipman alacağınızı bilmiyorsanız tavsiye için iletişime geçebilirsiniz. .

*** Vejetaryen beslenmeye uygun yemek seçenekleri mevcuttur. Özel beslenme tercihlerinizi kayıt formunda lütfen belirtin.

KAMPA KAYIT OLMAK İÇİN…

Kampa katılmak için aşağıdaki linkte yer alan formu doldurmanız ve kayıt ücretini yatırmanız yeterlidir. Kampa kayıt yaptırırken 100 TL’lik kapora ödenmesi gerekmektedir. Kalan tutarın en son 6 Ağustos günü ödenmesi gerekmektedir. 

https://docs.google.com/forms/d/1SFeTKU0pv3N11pYI3MF8w471vLry_1sIETeekTpVT7E/edit?usp=sharing

Son kayıt tarihi 6 Ağustos 2018’tir.

Kampa gelirken yanınızda aşağıdaki malzemeleri getirmeyi unutmayın

  • Mevsime uygun çadır
  • Mevsime uygun uyku tulumu
  • Mat ve/veya yoga matı
  • Kafa feneri
  • Mevsime uygun rahat kıyafetler
  • Yoga yapmak için rahat kıyafetler
  • Mevsime uygun rahat yürüyüş ayakkabısı
  • Yağmurluk
  • Polar
  • Yedek çorap
  • Yürüyüşe uygun küçük bir sırt çantası
  • Yüzmek isteyenler için mayo, havlu ve terlik
  • Kişisel ihtiyaçlar
  • Atıştırmalık
  • Varsa kullanılan ilaçlar
  • Hamak (opsiyonel)

 

* Akşamları havanın serin olacağını düşünerek yanınızda uygun kıyafet getirmeyi unutmayın.

*Lütfen yanınızda getireceğiniz şampuan, sabun, diş macunu gibi kozmetik ürünlerinizi doğaya zarar vermeyen, doğada çözünebilen ürünlerden seçmeye özen gösterin.

 

Biz Kimiz?

 

Tuğçe Makarnacı Kimdir?

 

1985 doğumlu hatun şahıs. Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunu. Kurumsal firmalarda 6 yıl çalıştıktan sonra çocukluk hayali olan seyahati gerçekleştirmek için yola çıkar. Genellikle sırt çantalı olarak tek başına seyahat etmeyi tercih eder. Gezeceği ülkeleri vizesiz ve sıcak olmasına göre belirler. Tropik sevdalısıdır. Seyahatlerinde deneyimi ön planda tutmaya çalışır ve bir çok gönüllü projede yer alır.

Kendisini çingenelik ile hippilik arasında bir yerde olarak tanımlayan Tuğçe, dans etmekten, resim ve kanaviçe yapmaktan ayrıca kahve eşliğinde gıybetten hoşlanır. Kahvesini filtre, izlediği filmi dram sever. Uykusu kaçınca Tsubasa izler. Büyüyünce deli kadın olmak ister.

 


Melke Dede Kimdir?

Etkinliklerinde ve söyleşilerinde kışın mandalina, yazın karpuz dağıtmasıyla bilinen Melike Dede 2016 yılında, Almanya’ya yüksek lisans eğitimi için gidecekken hayatını değiştiren bir karar verdi ve avukat olarak çalıştığı işinden istifa ederek seyahat etmeye başladı. 11 ay süren ilk uzun seyahatini Asya’da bisikletle gerçekleştirdikten sonra Türkiye’ye geri döndü. Şu anda yeni seyahat planları üzerine çalışıyor. Özellikle engelliler, çocuklar ve hayvanlar için sosyal sorumluluk projeleri oluşturmaya odaklanıyor. Sıklıkla doğa kampları düzenliyor ve çevre bilinci için çalışmalar yürütüyor.

 

Dicle Doğan Kimdir?

 

https://www.instagram.com/p/Bkplj_GhaBm/?taken-by=hareketamiri

İstanbul’da yaşayan bağımsız koreograf, dansçı ve eğitmen Dicle Doğan, MSGSÜ Devlet Konservatuvarı Çağdaş Dans Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldu. Aynı bölümde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Tiyatro toplulukları ve kurumlarında koreograf olarak çalışan sanatçı, oyuncularla beden kullanımı – hareket ve farkındalık araştırmaları üzerine çalışmaktadır.

2015 yılında İtalya’dan Fransa’ya yürüyerek gerçekleştirdiği 650 Km’lik ilk solo seyahati ile Dansın Meditatif Yaklaşımlar ile İlişkisini araştırmaya başladı.

İspanya’dan Portekiz’e 850 km’lik solo yürüyüş gerçekleştiren sanatçı araştırmalarına devam etmek üzere Portekiz’de bulunan Riazvanguarda rezidansa davet edildi.

2015 yılında ürettiği  “Domuzların Depresyonu” ile Venice International Artexpo tarafından 2015 yılında İtalya’ya davet edildi.

Barın Yurt Huzurevi sakinleri ile mekana özel ürettiği eseri “İki İleri Bir Geri” Galata Perform Görünürlük Projesi kapsamında sergilendi.

2013-2014 yıllarında ImPulsTanz – Vienna International Dance Festival’ine katıldı.

2009 yılında aldığı Aydın Silier bursu ile The Performing Arts Research and Training Studios (P.A.R.T.S.) Yaz Okulu’na katıldı.

Jordi Gali, Tamas Moricz, Engin Alkan, Tuğçe Tuna, Bülent Emin Yarar, Tijen Lawton gibi önemli koreograf ve yönetmenlerle çalıştı.

“2006 yılında başlayan profesyonel dans hayatımla birlikte yoga ile tanışmış oldum. Daha sonra kıymetli hocam Sinem Er’den aldığım 200 saatlik temel vinyasa uzmanlık eğitimim yogada derinleşmemi sağladı.

Bedenin her zaman ihtiyaçlarına göre hareket ettiğine inandığım hareket felsefem, zihin beden koordinasyonun getirdiği tüm yaşamsal farkındalıklarım yoganın nefes ile ilişkisiyle buluşunca “yoga şimdiki andadır.” cümlesi hayatıma yerleşti.

Bedenlerimiz andan kaçamaz ve ihtiyaçlarını erteleyemez. Ve en sevdiğim ilkesi olan ahimsa (şiddetsizlik yasası) ile kabul etmeyi öğrendiğim her an için teşekkürler hayat.

Şefkatle ve anın içinde ihtiyacımız olanı keşfetmek için yoga buluşmamıza davetlisiniz.”

Soul_Out Kimdir?


Lindy hop swing odaklı dasnçıların ve dans severlerin bir araya gelmesini sağlayacak, çoğu zaman farklı bazen de olağan ama eğlenceli etkinlikler sağlama amaçlı toplanan bir gruptur.

Avustralya’ya Göç Edenler – Nilah Kahyaoğlu Hunter

0

Nilay, 31 yaşında Avustralya’da yaşayan bir Türk vatandaşı. Nilay Türkiye’deki yaşamını geride bırakıp Avustralya’ya göç etti. Bu süreç nasıl oldu, Avustralya’da yaşam nasıl merak ettim ve Nilay ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.


Merhaba Nilay,
Tanımayanlar için bize biraz kendinden bahseder misin?

31 yaşında, İzmirli, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, kısa süre çalıştığım bankacılıktan istifa ederek Amerika’da öğrencilik, Afrika’da gönüllülük yapmış,  ‘Evden Uzakta’ bloğunun yazarıyım.

 

Şu an neredesin, nerede yaşıyorsun? Nasıl bir hayatın var?

Şuan Sidney, Avustralya’da yaşıyorum. Bir yandan çektiğim fotoğrafları online satıyorum, diğer yandan bebek fotoğrafları çekiyorum. Yeni mesleğim de tam zamanlı annelik.:)

Kolay, akışta, huzurlu bir hayatım var. Yıllarca süren koşuşturmalı, bol adrenalin sporu ile dolu seyahat hayatımdan sonra, yerleşik düzenin keyfini çıkarıyorum.

 

Avustralya’ya göç etmeden önce nerede yaşıyordun? Neler yapıyordun?

Ben doğma büyüme İzmir’liyim. Daha sonra 20 yaşımda üniversite için Ankara’ya taşınıp 7 senemi geçirdim. Daha sonra bir seneye yakın Amerika’da yaşadım.

Göç etmeden herkes gibi haftasonları en büyük eğlencesi sinemaya ya da kahvaltıya gitmek olan, her Pazartesi yogaya yazılma ümidi ile yaşayan bir düzen insanıydım. İstifa ettikten sonra uzun seyahatlere çıkarak Asya, Afrika, Kuzey-Güney-Orta Amerika, Avustralya’yı deneyimledim.

Avustralya’da yaşam nasıl? Ülkede ve kültürlerinde, kısaca yaşamda farklılıklar var mı?

Avustralya’da yaşam tam da olması gerektiği gibi. En hasret kaldığımız oturmuş bir hukuk sistemi var. Devlet, halkı için herşeyi düşünüyor. İnsanlar saygılı, negatif milliyetçilik yok, din sakız gibi herkesin ağzında değil. Sanat, spor, festival toplumun her kesimi tarafından ulaşılabilir durumda.

Kültür olarak da dışarda olmayı seven bir toplum. Herkes mutlaka bir çeşit spor yapıp kendine bakıyor, haftasonları piknik yapıyor, marketlerde dolaşıp kahve içiyor. Öyle ki Avustralyalılar gördüğüm en kahve seven toplum Tatillerde, özel günlerde arkadaşlar mutlaka toplanıp barbekü yapıyor ya da iş çıkışları publarda buluşup gürültülü ortamda sohbet ediyor.

Kültür farkı sonsuz. Kadın, aile, iş kavramlarına bakış açısı Türk kültürü ile tamamen zıt. Burada yaşam standartı yüksekliğinin getirdiği rahatlık bir yana, en büyük fark bence herkesin kendi hayatı ile ilgilenip, negatiften uzak olması.

 

Senin için eş durumdan Avustralya’ya göç etti diyebilir miyiz?


Evet tam da öyle oldu. Yoksa Avustralya’ya yerleşmek aklımın ucundan bile geçmemişti.



Shaun ile nasıl tanıştınız anlatır mısın?

Ben Amerika’da öğrencilik yaparken, Orta ve Güney Amerika’yı da gezip görmek istemiştim. Shaun’la seyahatimin son günlerinde Nikaragua, Leon’da bir hostelde tanıştık. Hep gerçek aşkın nerde nasıl karşınıza çıkacağı belli olmaz derdim.:) Gerçekten de yollar kesişecekse bir yerde kesişiyormuş.

 

Avustralya’ya göç etmeden önce bir süre Türkiye’de yaşadınız. Neden Avustralya’ya göç etmeye karar verdiniz?

Ailevi nedenlerden dolayı o sırada Türkiye’de kalmak istemiştim. Shaun da her türlü maceraya açık olduğu için benim yanıma taşınmak istedi. Gelir gelmez hemen iş bulup, Türkiye’deki hayata kolayca adapte oldu. Evlendikten sonra da daha medeni bir hayat yaşamak için Avustralya’ya taşındık. Uzun vadede yaşayıp, çocuk yetiştirmek için başka bir ülke düşünmüyoruz zaten.

 

Avustralya’da yaşamak için gerekli izinleri almak nasıl? Tüm bu süreç nasıl işledi?

Eş vizesi olarak iki tür vize bulunuyor. Birinde ‘biz evlendik’, diğerinde ‘sizin vize soruşturmanız bitince evleneceğiz’ diyorsun. Biz ikincisi ile başvurduk. 8 ayda anca onay alıp yasal olarak evlenebildik. Eş vizem çıkana kadar da turist vizesi ile Avustralya’ya gelmiştim. Vizenin geç ya da erken, zor ya da kolay çıkması hayatımda hiçbir şeyi değiştirmeyecekti.

 

Bu süreçte yol almak nasıldı? Yaşadığın sıkıntılar oldu mu?


Tüm vize işlemini kendimiz yönetmemiz, hiçbir aracı kuruma başvurmamamıza rağmen, herşey yolunda gitti. Hiçbir sıkıntı yaşamadan sürecin çoğunu atlattık.

Processed with VSCO with a6 preset

 

Avustralya  pasaportunun Türk pasaportuna göre avantajları var mı?

Avustralya pasaportu çok kıymetli, çoğu ülkeye vizeden muaf ama ben hala alamadığım için Türk pasaportundan farkını söyleyemeyeceğim


Avustralya vatandaşlığı alacak mısın?


En az 4-5 yıl süren bir süreç sonrasında tabi ki vatandaşlığa başvuracağım.

 

Keyifler nasıl?

Keyifler gayet iyi. Annelikle beraber her gün yeni bir şey öğreniyorum. Günler birbirini kovalıyor..

 

Özlüyor musun?

Türkiye’nin yazı, yemekleri, ailem, arkadaşlarım dışında çok da özlediğim bir şey yok aslında. Ben kural, hak, hukuk insanı olduğum için kuralların yok sayıldığı yerler bana göre değil. O yüzden yurtdışında hayata en kolay adapte olan Türk olabilirim.

 

Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musunuz?

Türkiye ile sadece merhabalaştığım, arada buluştuğum bir arkadaş gibi ilişkimiz. Tabiki de bir ayağım hep orada ama uzun vade de aramızdaki sevgi çoktan bitmiş..

 

Eklemek istediklerin….

Avustralya’ya yaşamak şahane ama ben böyle anlatınca insanlar kolay zannetmesin. Öğrenci olarak gelip, yüksek kiraları ödeyebilmek için düzenli olarak iş aramak gerçekten yorucu. Özellikle ilk kez başka bir ülkede yaşayıp, yüksek ihtimalle bıraktıklarını özleyecek olanlar için çok uzak bir ülke. Yani göç etmek herkese göre değil. Mutsuz olma ihtimalini uzun uzun düşünmeliler..

Seviyorum seni tatlım

öperimm

Diğer göç hikayelerini okumak isterseniz aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz…

https://bilinmeyenrota.com/yurtdisinda-yasam/goc-edenler/

Yelkenliye Yeni Başlayanlar için Tavsiyeler

0

Yelkenli ile dünya turuna çıkmak isteyenler ya da sadece yelkenli eğitimi almak isteyenler için ne tavsiye edebilirsiniz? Ben muhteşem bir yelkenli bilgisine sahip değilim, yelkenli sevdalıları arasında oldukça amatörüm. Ama şanslıyım ve bu sayede okyanusta tecrübeli bir ekiple 3000 mil boyunca ve değişken havalarda seyir tecrübesi edindim. Bir amatörden yelkenliye yeni başlayanlar için tavsiyeler…



Yelkenli Eğitimi

  1. Tekne Türü Seçimi

Yelkenli tekne tek bir genel isimle adlandırılırlar ancak optimistten süper yatlara kadar bir çok çeşidi vardır. Yani, yelken açmak istediğiniz ve size uygun olan yelkenliyi seçmek önemlidir.

 

Bir gün okyanusa yelken açmak istiyorsanız, seyiri nasıl yapacağınızı bilmek önemli. Ekibinizin kaç kişi olacağı, size uygun yelkenlinin hangisi olduğu belirlemek ve biraz da pratik yapmak sizi daha özgüvenli hissettirecektir.

 

  1. Eğitim alın

Yelkenli eğitimi almak, güvenli bir ortamda öğrenmenin harika bir yoludur. Uygulamalı eğitim ve tüm ekipman ile pratik yapmanın en güzel yolu. Yelkenli okulları, yelkenliler ile yola çıkmak için gerekli olan niteliklere ulaşmanızı sağlayacak ve hatta size rotalar hakkında bilgi verecek en iyi yerdir.

 

  1. Yerel bir klübe katılın

Yerel kulüp üyeliği, yelkenli tayfasına karışmanızı sağlar. Klüp üyesi arkadaşlarınız size yardım, tavsiye ve deneyimlerini aktarabilir ya da karşılıklı tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.  

 

  1. Kendi kişisel ekipmanlarınızı alın

Eğer yelken açmayı öğrenmeye karar verirseniz, kendi can yeleğinize sahip olmak gerçek bir bonustur. Modern, konforlu bir can yeleği alın. Rahat hareket etmenizi ve aynı zamanda güvende olmanızı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, kaymaz ayakkabılar, ceketler ve tulumların da bedeninize göre olması ortama ayak uydurmanızı kolaylaştıracaktır.

 

HAVA DURUMU

  1. Beaufort (bofor) ölçeğini öğrenin

Beaufort ölçeğine bakın ve onu öğrenin. Ezberlemeseniz bile, açıklamalarını kolay ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun. Bu uluslararası ölçek, 1 ile 12 arasında bir kuvvette rüzgar ve su koşullarını verir.

Bu, sadece su ve rüzgarın durumunu kontrol edip, nasıl bir ortamda seyir yapacağınızı anlamanızı sağlayacaktır.

6.Yerel hava durumunu kontrol edin

Yerel hava durumunu kontrol etmeki faydalıdır. Her gün aynı saatte başlayan bir deniz meltemi var mı? O bölgede güçlü rüzgarlar var mı belki de ters bir akıntı? Bu tarz bilgilere sahip olmak, hem ne ile karşılaşacağınızı bilmeniz hem de rotanızı planlamak açısından fayda sağlayacaktır.  

  1. Bulutları gözlemleyin

Bulutların ne söylediğini anlamak, yelkenli tecrübenizi kuvvetlendirecektir. Bazı bulutlar güçlü rüzgarlara işaret ederken, bazıları ya iyi hava koşullarına işaret ediyor ya da yaklaşmakta olan fırtınalara işaret ediyor olabilir. Anlamaya çalışın.

SUYU ANLAMAK

  1. Gelgitler

Gelgitlerin uzun mesafelere ulaştığı bir yere yelken açmayı öğreniyorsanız, bu öğrenmeniz gereken ilk şeylerden biridir. Kimse karaya oturmak istemez.

  1. Yerel akıntıları öğrenin

Akıntılar göller, denizler ve okyanuslar etrafında gezer. Akıntıya karşı yelken açmak çok zordur ve tercih edilmez. Yerel akıntıları öğrenin. Unutmayın, gün içerisinde noktalarda yön değiştirebilirler.

  1. Su Rengine Dikkat Edin

Karayip adaları gibi sularda gezme hayalleriniz varsa, su rengindeki değişiklikleri gözlemlemek hayatınızı kurtarabilecek bir beceridir. Suyun rengindeki ince değişiklikler sizi sığ resiflere, batıklara ve su yüzeyine yakın kayalıklara karşı uyaracaktır.

GÜVENLİK

  1. Yangın çıkartmayın

Yangınlar bir teknede gerçekleşebilecek en kötü olaylardan biridir. Teknede yanıcı madde kullanırken çok dikkatli olun. Ayrıca, teknede bir veya daha fazla yangın söndürücü bulundurun. Kolay erişilebilir yerlere yerleştirdiğinizden emin olun. En önemlisi, teknedeki herkesin bunları nasıl kullanacağını bilmesini sağlayın.

  1. Mayday protokolünü öğrenin

Mayday protokolünü bilmek hayatınızı kurtarabilir. Hangi durumlarda kullanacağınızı öğrenin. VHF telsizinin yanında duran Mayday kartı acil bir durumda hayat kurtarabilir.

Harita okumayı öğrenin

DENİZCİLİK KURALLARI

  1.  Kuralları öğrenin

Trafik kurallarını nasıl biliyorsanız, denizdeki kuralları da bildiğinize emin olun. Çarpışma riskini böylece azaltırsınız.

  1. Navigasyon lambalarını kullanın

Karanlıkta ışıksız seyir kötü bir fikirdir. Işıklar sadece başkalarına nerede olduğunuzu göstermekle kalmaz, farklı renkleri ile hangi yöne gideceğinizi de gösterir.

  1. Kağıt harita okumayı öğrenin

Bir çok insan bugünlerde sadece elektronik haritalara güveniyor, ama elektrik sistemi çökerse ya da sadece tabletiniz suya düşerse ne olur? Kağıt haritalara sahip olmak ve onları okuyabilmek zor durumda hayat kurtarır.

  1. Su yüzeyini kontrol edin

Deniz ve okyanuslar çöplerle dolu ve gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Kütüklerden ve balıkçı teknelerinin trol ağlarına ve konteynırlarına kadar, su üzerinde herhangi bir şeye çapmak oldukça tehlikeli durumlar yaratacaktır. Her zaman yüzen cisimlere dikkat edin ve pervanenizi kontrol edin.

Suya düşmeyin

BONUS

  1. Lideri belirleyin

Eşit deneyime sahip arkadaşlarınızla seyire çıkabilirsiniz, ancak durum tehlikeli hale gelirse, çok fazla ses çıkması sonuç almanızı engelleyecektir. Yola çıkmadan önce, her zaman bir kaptan üzerinde anlaşın. Ciddi durumlarda, son sözü söyleyen tek kişi olmalıdır. En kötü karar, verilmeyen karardır.

  1. Deniz tutması

Deniz tutması, konu yelkenli olduğunda birçok kişinin en büyük endişesidir. Anlaşılabilir. Farklı insanlar için farklı çözümler vardır. Bunlar zencefilli bisküvilerden, reçeteli tabletlere, ufka bakmaya ya da deniz tutmasını engelleyen bantlara ve ilaçlara kadar değişebilir.

  1. Suya düşmeyin

Suya düşmek teknede yaşanabilecek en tehlikeli ve ölümle sonuçlanabilecek kazalardandır. Ne olursa olsun suya düşmeyin.

Herkese klipsli can yelekleri giydirip, güvenlik hatları gererek denize düşme riskini en aza indirebilirsiniz.

Yelkenliye Yeni Başlayanlar için Tavsiyeler yazımı beğendiyseniz ve Meksika’dan Panama’ya kadar gerçekleştirdiğim yelkenli seyahatlerini okumak isterseniz aşağıdaki linke tıkalayabilirsiniz. 

 

Yelkenli Seyir – Meksika’dan Panama’ya

 

Yelkenli ile Dünya Turu Fikrinden Soğumanızı Sağlayacak 15 Madde

0

Dünyanın en uç noktalarına kadar gitmek ve yelken açmak çok romantik gelebilir ancak bu seyahat hayalinizdeki gibi olmayabilir. Hayaller ve gerçekler her zaman aynı olmuyor.  Aşağıdaki 15 madde sizi rahatsız ediyorsa, yelkenli ile dünya turu kararı almadan önce tekrar düşünün…

Yelkenli teknede yaşam için hazırlık, yelkenli ile dünya turuna çıkmak günlerce, haftalarca, aylarca sadece kitap okumayı gerektiriyor. Çok fazla soru, endişe ve beklenmedik olaylar yol boyu karşınıza çıkıyor. Dürüst olmak gerekirse, gün batımına doğru yola koyulduktan sonra, sadece kısmen hazır olduğunuzu fark edebilirsiniz.

Nasıl yelken açılacağını bilmek savaşın sadece yarısıdır. Ekmek ve yumurta için bakkala gitmek gibi basit işler yepyeni bir anlam kazanıyor. Tüm yaşamınızın doğa ana tarafından dikte edileceğini ve yelken açmaya çalıştığınız yerde ne kadar hızlı gitmeniz gerektiğini doğa ananın hiç önemsemediğini unutmayın. Seyir zor iştir.

teknede ekmek yapımı

Yelkenli ile Dünya Turu Fikrini Tekrar Gözden Geçirin

  1. Hayal kurarken gözünüzün önüne ilk gelen görüntüyü düşünün. Eğer tepsi ile size kokteyl servis eden, beyaz üniformalı birini hayal ediyorsanız, benim bahsettiğim seyir böyle bir şey değil. Belki yelkenli yerine motor yat tercih etmelisiniz?
  2. Yemeklerinizi, yalpada sallanarak yaparken, doğradığınız domatesin suyu yüzünden kaymamaya çalışmak ya da pişen yemek ile kendinizi yakmamaya çalışmak, sizi huzursuz eder mi?
  3. Aynı mayoyu günlerce giymek, mayonun artık cildinizin bir parçası haline gelmesi sizi rahatsız eder mi?
  4. Arabayla 3-5 saatte gidebileceğiniz yolun tekne ile bir gün sürmesi sizi hüsrana uğratır mı?
  5. Akşam yemeğine duşunuzu almış, temiz giysilerinizi giymiş ve parfümünüzü sıkmış olarak katılmamak sizi rahatsız eder mi?
  6. Manikür, pedikür, spa, masaj ve saunaya gidememek, tırnaklarınızın kırılması hatta içlerinin gres yağı dolması sizi rahatsız eder mi?
  7. Eğer güneş sevmiyorsanız, güneşten kaçma şansınız olmayacağını düşünerek tekrar değerlendirebilirsiniz.
  8. Temiz giysiler” teriminin tanımda bir esnekliğe sahip değilseniz, tekrar düşünün.
  9. Gece yarısı 2’de vardiyaya uyandırılmak sizi mutsuz eder mi? Ne kadar süre uykusuz kalabilirsiniz? Unutmayın, tekne hep gider…
  10. Yağmur yağdığı her sefer evinizde en az 5 farklı sızıntı kaynağını takip etme düşüncesi size saçma geliyorsa, yelkenli tekne ile dünya turu sizin için uygun olmayabilir.
  11. Eğer tüm hayatınızın hava şartları etrafında dönmesi fikri saçma geliyorsa, seyir halindeki yaşam tarzına hazır değilsiniz.
  12. Eğer sadece 5 dakika önce deniz suyu olan bir bardak suyu içme fikri midenizi bulandırıyorsa, yolculuktan önce kat etmeniz gereken uzun bir yol var.
  13. En yakın bakkala gitmenin 3- 4 saatten fazla sürmesi ve yol boyunca ıslanmamanızı gerektirmesi tüm bu yelkenli turu fikrini tekrar gözden geçirmeniz gerekebilir.
  14. Taze gıda erişimi olmadığında günlerce, belki haftalarca konserve yiyecekler ile beslenmek korkunç bir fikir mi?
  15. Her gün yeni bir “yapılacaklar” listesine uyanmak sizin için korkunç bir fikirse, yol yakınken vazgeçin.

Yukarıda anlattıklarımın herhangi birinden rahatsız olduysanız, hevesinizi kırmak istemem ama lütfen üzerinde iyice düşünün. Çünkü okyanusun ortasındayken size yardım edecek ya da yerinizi alacak kimse olmayacak. Deniz tutması, tuvalette her seferinde dışkınızı pompalamayı, sintine suyu boşaltmayı, demir atmayı ve yelken dikişini anlatmadım bile…

Bu yazıyı sizi vazgeçirmek için değil, nelerle karşılaşacağını anlamanız için yazdım. Rotanız neta, rüzgarınız kolayınıza olsun!

3 haftalık yelkenli seyahat deneyimimi okumak isterseniz buyrun… 

Yelkenli Seyir – Meksika’dan Panama’ya

Aktarmalı Uçuşlar ve Transit Vize

16

Aktarmalı uçuş ve bağlantılı uçuş nedir? Aktarmalı uçuşlar transit vize gerektirir mi? Bu sorular sıkça karşılaştığımız ve hep kafamızı karıştıran sorular. Buyrun yanıtları… 



Aktarmalı Uçuş Nedir?

 

Aktarmalı uçuş rezervasyonu yaparsanız, yalnızca son varış noktanızda gitmekle kalmayacak aynı zamanda bağlantı noktasında yeni bir uçağa binmek için uçağı terk etmeniz gerekecektir.

Aktarmalı uçuşlar genellikle daha uzun süre sürdüğü için, iş adamları veya zaman sıkıntısı olan insanlar tarafından tercih edilmez. Daha ekonomik uçuşlar arayan zaman kaygısı olmayan turistler ve gezginler için ise idealdir.

Aktarmalı uçuşlar genellikle uluslararası gezginler için tek seçenek. Uluslararası olarak uçtuğunuzda, havaalanında diğer uçuşa yetişebilmek, rötar ve diğer aksilikler için uçuşlarınız arasında en az 2 saatlik bir zaman dilimi bırakın.


Bağlantılı Uçuş Nedir?



Bağlantılı uçuşun aktarmalı uçuştan farkı temel olarak bagajınızın son durağa kadar havayolu firması tarafından taşınacak olmasıdır.



Birden Fazla Havayolu Firması ile Uçuyorum, Uçuşum Bağlantılı mı?



Birden fazla havayolu firması ile uçacaksınız ve uçuşlarınızın bağlantılı olup olmadığını merak ediyorsanız, bunu bileti aldığınız firmaya sorarak net yanıtı öğrenebilirsiniz. Genel olarak firmalar bağlantılı uçuş satmaktadır. Siz uçuşları birbirinden bağımsız olarak satın aldıysanız, bu uçuşlar bağlantılı demek değildir.

Aktarmalı Uçuşlar için Transit Vize Gerekir mi?



Aktarmalı uçuşlarınız eğer birbiri ile bağlantılı değil ise ve o ülke Türk vatandaşlarına vize uyguluyorsa gerekir. Bazı istisnai durumlarda ise gerekmez.


Bağlantılı Uçuşlarda Transit Vize Gerekir mi?


Her ülkenin kanunu birbirinden farklıdır. Hatta havalimanlarına göre bile farklılık olmaktadır. Genel olarak bağlantılı uçuşlarda transit vizeye ihtiyaç duyulmamaktadır ama Almanya gibi ülkeler talep edebilmektedir. Bileti almadan önce ülke vize kanunlarını öğrenmenizde ya da  bileti aldığınız acentaya, havayolu firmasına danışmanızda fayda var.


Aktarmalı Uçuşlarda Bagaj


Aktarmalı uçuşlarda bagajınızın son durağa kadar taşınması havayolu firmasının kontrolündedir.

Eğer bağlantılı uçuş aldıysanız, bunu dert etmenize gerek yok. Havayolu firması son noktaya kadar taşımayı gerçekleştirecektir.


Eğer uçuşlarınız bağlantılı değil ama sadece kabin bagajınız varsa bu durumda bagajı dert etmenize gerek yok. Zaten siz taşıyacaksınız.

Eğer uçuşlarınız bağlantılı değil ve kayıtlı bagajınız varsa (yani havayolu firmasının taşımasını istiyorsanız) dikkatli olun. Havayolu firması sizin aktarma durağınıza kadar taşıyacak ve aktarma durağında pasaport kontrolünden geçip, bagajınızı alıp yeniden bagajınızı diğer havayolu firmasına teslim etmeniz gerekecektir. Ülke sınırları içine girdiğiniz için de transit değil, geçerli bir turistik vizeye sahip olmanız gerekiyor.

 

Takip Edin

54,549BeğenenlerBeğen
28,357TakipçilerTakip Et
5,352TakipçilerTakip Et
9,690AboneAbone Ol